Emzik Meselesi

Beni nasıl bilirdiniz. Köpek dile gelse hani zombi olanı böyle sorardı.

Hev’i anlattım bildiğinizi farzediyorum, benim felsefemin adıdır. Kavramı hatırlamak isteyen aratabilir ana sayfanın altından.

Efendiler malumunuz kozmosun şartları bizler için zor ama olsun Tanrı dağına göre kar verir, bu konuda kısmetliyiz ve neşeliyiz, bizler de kozmosun bir rengiyiz.

Biz birbirimizin kökünü asırlardır kazırız, bu konudaki bütün pisliklerin müsebbibi biziz. Sizler bunun ikinci üçüncü elini alırsınız. Misal iki kuzen kavga eder sen amin, amen bilemedin amon dersin. Olay bu ve yapabileceğiniz bir şey yok ve bizim de yok.

Bu yeni bir kavgadır ve böylesini insanlık tarihi görmemiştir hev ya da amin. Bizim nasibimiz olan kavgalar öyle vurdulu kırdılı olmaz, yasak zaten. Vurdu kırdı yoksa da eser bırakmıyor anlamına gelmez hatta tam tersi mevzu eserin kralını bırakmak, kimse kusurumuza bakmasın bizim kavgamız böyle, medeniyiz bizler.

Kavgayı takpçilerim bilir ve son kırk yılda kavganın suyunun suyu dünyada yaygın hale geldi. İyi ki de geldi ortalık şenlendi.

Olay basit gibi ama değil, mevzunun özü persona bildiğin maske, maskeler. Bunların geçişlerini de öğrendin mi tamam bitti. Geçiş dediğim bir rolden çıkıp diğerine girmek hatta iki rolü aynı anda yapabilecek kıvama gelmek.

Bana sürü daldı ey dostlar yazdım zaten. Acındırmak için söylemiyorum gerçek bu ve nasıl daldıklarını ve benim mukabelemi anlatıyorum ki bu mecra mukabelemin önemli bir kısmıdır tabi şimdilik.

Dostlar beni köşeye kıstırdılar şöyle ki; Bütün maskelerimi bir potada erittiler. Akraba, arkadaş vs. işte birleşti maskeler birbirine girdi saldırının özü budur. Yani eriyen maskelerimi istedikleri şekle soktular ve gerçek kimliğim yaptılar yüzümü çaktılar iyi de iş çıkardılar.

Yüzüme çakılan maskeyle yani yeni benle uzun süre boğuştum, çarpıştım, çırpındıkça, maskeye bir perçin daha çaktılar. En sonunda perçinden geçilmedi suratım artık buna surat denemezdi olsa olsa rende. Evet rendeydim, başka bir şey olamazdım bu çivilerle. Kimse yüzüme bakmıyordu kesilmemek yontulmamak için. İlk halkalar benden uzaklaşmış yerlerine üçüncül dördüncül halkalar kalmıştı. İşte dedim dibe vardım ama nasıl çıkacağım. Çıkarsam gerisini onlar düşünsündü. Hepsinin taktiğini kendi üzerimde öğrenmiştim. Bir çıkarsam ipliklerini pazara çıkaracaktım ama önce dipten çıkmalıydım. Hızlı çıkarsam vurgun kesin. Çakarlarsa yeni perçinler kesin. Nasıl Tanrım nasıl?

İşte dostlar böyle düşüne düşüne emziğe vardım ve pazarı da buraya açtım.

Emzik isteyen!

Alternatif son; Ya çıkamadıysam, vurgun yediysem…