Kozmosun İmanı

Kıskanmıyor değilim arada hani; Yunanistanda miting yapıyorum ya da siyasi açıklama yapmak istiyorum anında beş yunan polisi üstüme atılıyor yere bastırıp ağızımı kapamaya bağırmamı engellemeye çalışıyor; Bir fırsat bulup pos bıyığımın altından bağırıyorum “sakızda vergiye hayır”. Bizim burada bağırsam yandan biri çıkar ne duruyorsun sen çıkar kanunları diye yapıştırır cevabı. E! Bizimkiler pratiktir. Sen beş yunan polisiyle cebelleş de bu cevap karşısında apışıp kal başla kitabın yediyüzüncü sayfasından konuşmaya. Dinlemez kardeşim kimse işler öyle dönmüyor bi anlamadın gitti.

Senin sokaktan haberin yok ki kardeş. Bu kadim yurtta sokak başı yüz ajan ve bu bizim gururumuzdur hepsi bizim yüzümüzden burada. Beşyüz metrede adama adını unuttururlar kardeşş. Şaşırdın ama şaşırma gelicem sadede az dur. Bizlerin(anladın sen) işi tabi özellikle benim işim kozmosun imanı olarak kabın ne alacağının ördeği olmak tabi sıralı olarak bizim hepimizin ve ardından sizin kaplar dolar. Yaprak diyim anla. Ya o değilde yaprağı ekşiye yazdım ya arada kıskanıyorum keşke buraya yazsaydım falan oluyorum, neyse olan oldu artık.

Ne diyorduk karıştı biraz; Vergi; Ördek; Yaprak; Kap bir de sakız. Sakız hariç diğerleri aslında savaş taktiğidir ya da daha güzeli çalım taktiği sahada. Çalım yapan rakibi kandırmak için topla oynar, bir ileri bir geri bir sol ayağına bir sağ ayağına ardından kalça ayrı oynar bel ayrı kol ayrı gözün biri sağa biri sola filan, başının ardında gözün yoksa eğer önündekiyle cebelleşirken geçen saniyede ardından gelenin mesafeyi kapatıp kapatmadığının hesabını yapacaksın ve şükürler olsun bizim ardımızdan kimse gelemez ve çalımı çoktan attık dermişim ama konu o değil. Konu tipitip.

Bizler tanrının vergisiyiz ve şükürler olsun ki işimizi iyi yapıyoruz sokaktan belli. Ama daha iyi daima vardır ve kozmosun imanı olarak o iyinin adını koydum yeni altınçağ.

Ne iş tutarsan tut bu taktiği unutma, başarı ardında.