dağları Delen

İlhamlar kapıda…

(Düzgün sıra, düzgün sıra,,

Bize,

Kayıp aşkısının izinde,

Okyanuslara soluksuz dalan,

Az biraz belki budala

Ama,

Gözünü budaktan sakınmayan..

Gibilerinden bi ilham.

Yoksa boşuna kalabalık yapma!

Konu sapmaz ha!)

Ya benimki pek budala, ama,,

(Aması)

Gülün dikenini çokta korkusuzca

(Bekleme yapma)

Dur dur, sonracığıma gülü dalından kopartırken,

Sen onu bir görücen!

Pek bi delişmen.

(Başka kapıya, başka kapıya.

konu net, aması maması tam olacak,)

Tabi,

Tabi!

Gerekirse okyanusları

Bir yudumda yutacak,

Püskürtüp tekrar,

Çifte gökkuşağının,

Altında, 

Aşkısına serenat yakacak,

Güneşi kendine haset kılacak.

(Sen bi yere gitme,

Bekle!

Bakın bu şekilde…

Biz de emir kuluyuz,

Yoksa sizi,

Hiç..

Yoksa ilham bizim de…

Bak, çoluk çocuk

Evde,

Benden çorba bekler,

Ekmek bekler.

Yeminle,

Konunun aksine içeri bir

Girin de hele…

Bak vallahi alırım plakanızı,

Sonra ağzınızla kuş tutsanız da,

Kapı kilitli olur size ha!)

Karışma kapı kulu,

Bende.

(Öyleyse,

Sen de bekle.

Duyduk duymadık demeyin,

Bak! Plakanızı aldırmayın bana

Güzel,

Güzel…

Konu dışı olanlar başka kapıya…

Kalan dört ilham,

 kapışa.)

Yeğenlerime,

Bu akşam.

Olacak bu,

Ulu şiir aşkına.

Benden,

Bi

Kebap alsana.

Başka kapıdan da beklerler beni,

İvedilikle içeri,

Alsan ya!

(Sevgili ilhamlar,

Müşkülünüz,

Müşkülümdür.

Esintiniz,

Bi bilseniz,

Hem beni de

Hem..

Beni de!

Gir sen içeri be!)

Ya huyundan,

Ya suyundan…

Öğrendin sen de

Kapıda,

Dura dura.

(Sessiz olalım,,

Odaklanın işinize.

Sen de giricen birazdan,

Az bekle.)