Söyleşi

Popüler kültür dergisi yazarı/editörü Cenk’in Deoman ile ayaküstü sohbeti

Cenk- Deoman bey ne iyi ki geldiniz ayaküstüye

Deoman- Ne demek, merakla zaten takip ediyoruz

Cenk- Biz de sizi, var mı yeni bişeyler, bekliyoruz öylece

Deoman- A! tükettiniz mi yine

Cenk- Maalesef,

Deoman- Ya! bi doyuramadık sizi:)

Cenk-Bizimki biraz da aç gözlülük, yani fena alıştırdınız, her okuduklarımızdan sonra dadı damağımızda kalıyor

Deoman- Vallahi siz de haklısınız, ben öyle çok uzun da yazamıyorum, E! ilgim dağılıyor ama şöyle de düşünüyorum aslında bi itirafta bulunayım Şok Şok Şok!

Cenk- Az sonra Deomanın son itirafları:)

Deoman- Aynen, öyle çok uzun da okuyamıyorum artık, acaba yaşlandım mı, Ha! gözüm de eskisi gibi değil, şöyla kağıdı az uzaklaştırmak, var mı sizde de?

Cenk- Sizin için olsun,

Deoman- Ya sen o kadar genç misin:)

Cenk- Teveccühünüz:)

Deoman- Vay! neyse ya! o kadar uzun da okuyamıyorum ama göz meselesi değil yani ilgim dağılıyor.. bence bu herkesin geldiği son durum, yani başlıyorum işte bir şey okumaya ki eskiden inatlaşır bitirirdim ama şimdi baktım sarmıyor bırakıyorum

Cenk- Sanki eskiden de sıkılıyormuş gibisiniz gibiydiniz mişsiniz

Deoman- Hım! sanırım… inat dedim dimi… ya galiba öyleymiş:)

Cenk- Ama haklısınız şimdi her şey kısa kısa… yani çoğu şey:)

Deoman- Ya! dimi… aynen, inanır mısın eskiden şöyle uzun bi yazayım dedim yadım da… şöyle yarım tuğla falan

Cenk- E! nerede o?

Deoman- Ya sonra okudum baştan

Cenk- Sıktı mı

Deoman- Ya aynen… sen doğru diyormuşsun… ya galiba eskiden de… Hım.. Ya bak bu yaşıma geldim hala öğreniyorum, her şey biter öğrenmek bitmez… ama ya kısa olsun ya!

Cenk- Peki var mı kısa bişeyler?

Deoman- Sana bişey diyim mi, uzun yazanlar hep boş yazıyor… tamam bilimsel bişe okey ama biz burada sanatla ilgili konuşuyoruz

Cenk- Aynen

Deoman- Boş abi… ya eskiler demez miydi lafın kısası makbuldür

Cenk- Derler miydi

Deoman- E öyle tabi… bak sana diyim ben bunca yıldan sonra bişe öğrendiysem o da şu kısası makbuldur… anlatacağını kısa anlattın anlattın yoksa boşa anlatma

Cenk- diyorsunuz

Deoman- Sana bişey diyim mi şiiri bi kenara yazmak da seyirlik malzemedir sanatsal anlamda bak bilimsel falan demiyorum yanlış anlaşılmasın misal dil felsefesi mi yazıyorsun koy üç tuğla, okey yani!

Cenk- Yorum eleştiri falan… kısa?

Deoman- Aynen ya işte kısa abi… ya seyretmek ya da dinlemek varken okumak nedir ya! ama sana bişey diyim mi artık bilimsel ya da diğer şeyleri de okuyup pazarlıyorlar ya da neydi o… ha! yapay zeka seslendiriyor bilgisayar falan

Cenk- Aynen okunmuş kitap dinlemek?

Deoman- Ya kitap dinlenmez bence ya! dinleyen dinlesin, ama kısaysa dinlenir ama kısaysa okunur da,,,

Cenk- Kısa yani

Deoman- Aynen abi kısa… Şimdi sen ne yapıyorsun… video… abi olay budur yani bunu yazsan okunmaz ki,,, eskiden abi o işler,,, seyirlik yazacaksın

Cenk- Senaryo?

Deoman- Aman abi ne diyorsun yok… hikaye iyidir ama en iyisi

Cenk- Şiir?

Deoman- Aynen şiir abi…

Cenk- peki var mı kısa bişeyler?

Deoman- Hep var… bi ilham.. ya bu sıralar boştayım aslında hikayem yeni bitti

Cenk- Süper

Deoman- Yeni bi hikaye başlamayı düşünüyorum… kısa ama

Cenk- Kısa tabi abi! konu?

Deoman- Ya! bu sıralar sıkıntılı ama, cemi gördün mü ya siyasi espri yapmış şey de

Cenk- Aynen abi

Deoman- Ya! cesaret hapı mı içmiş anlamadım… ama… işte öyle kısa işte

Cenk- Süper abi,,,

Edebiyat dergisi yazarı Bülent ile soslu yazılar söyleşisi

Bülent- Abi hoş geldin, öncelikle şunu söyleyeyim…

Deoman- Hoş buldum

Bülent- yumruğu haketmiş, ama

Deoman- ya açmayalım o konuyu

Bülent- Abi daha başlamadık kamera kapalı ama gevşek demiş onu söyliyim:)

Deoman- Ya ne fark eder, ya biz edebiyatçıyız,,, ikisi de aynı kökten gelir yani ne fark eder,

Bülent- abi eline sağlık,,, açalım kamerayı, Selamlar bu haftaki konuğumuz deoman,,, diyalogların efendisi…

Deoman- Selam,,, yahu yok öyle bi iddiam

Bülent- Alçak gönüllülük yapıyorsun abi, var böyle bir görüş hatta kuvvetli

Deoman- Ya, o aslında tam öyle değil diyeyim o zaman

Bülent- Peki nedir abi? biz seni böyle hatta edebiyat dünyasında bir çok kişi böyle düşünüyor diyebilirim

Deoman- Eyvallah ama, ya ben,, bunu muhakkak daha önce de bir yerlerde söylemişimdir,,, bu işi yapan çoğu kişi gibi klasiklerle işe başladım yani o okuduklarım gibi hep yazmaya çalıştım..

Bülent- Peki ya sonra abi,, yani sana bu unvanı niye uygun görüyoruz

Deoman- Güzel soru,,

Bülent- Saol abi,,, niye?

Deoman- Klasikleri bilirsin,,, bir tekerin dönmesini üç sayfaya anlatırlar ya hani:) öyle bi geyik vardır

Bülent- Aynen

Deoman- Ben de öyle başladım işte yani tasvirle başladım,,,, ya sana bişey itiraf edeyim o zaman ben hiç diyaloğ yazamazdım,,,

Bülent- Abi meraklandık bak,,

Deoman- Aynen hiç yazamazdım hatta yazmazdım,,, ha bizim bu işe başlağıdığımız zamanlarda böyle bir ortam da yoktu,,, öyle internet cep telefonu video yok yani,,, şimdi düşün o klasikler yazıldığı zaman nasıl bir ihtiyaca karşılık geliyordu…

Bülent- Yani artık tasvire gerek yok mu diyorsun

Deoman- Yok ya öyle bişey demiyorum ama,,, tasvir her yerde artık,,, şimdi senin kamera ne yapıyor,,, anladın mı?

Bülent- E abi bu durumda edebiyatta da gerek yok gibi bişey olmuyor mu?

Deoman- Yahu öyle bişey demiyorum işte,,, eskisi kadar da ihtiyaç var ama evriliyor,, ya senin şu akıllı cihazın yapabileceği bir şey için ben neden kafa çatlatayım,,,

Bülent- Anladım abi

Deoman- yok ya dur,,, şimdi,,, düşünmek dediğimiz iş zaten uzam ile olur yani düşünürken bi şey yaratırken zaten uzamsız olmaz,,, ya bu nasıl olsun,,, işte onun için…

Bülent- onun için diyalog yani

Deoman- ya! diyalog ama,,, şöyle düşün o diyalogun ortamı kendi içinde ortaya çıkıyor,,, ya mekansız yazamazsın ki,,, böyle bişey yok yani, ama burada olay şuna dönüyor diyalog kendi mekanını yaratıyor,,, misal şimdi biz senle yazılı olarak bunu yapsak hani olmaz ya oldu diyelim, söyleşiyi yani şimdi insanlar okuyunca bunu sence tamamlamaz mı? yani bir masanın başında falan öyle değil mi?

Bülent- Öyle bir söyleşi olabilir mi?

Deoman- Ya! olmaz işte onu diyorum ama olsaydı masa başı yani bu böyle,,, işin özü video çıktı tasvir biraz arka plana geçti,,, ya bak bu bence,,, sen edebiyat dergisindensin başka türlü düşünebilirsin ki kaldı ki video ile benle söyleşi yapıyorsun

Bülent- Anladım abi eski önemini kaybetti ya da

Deoman- Ya dası şu diyalog kendi mekanını içerisinde barındırıyor,,, hatta şiir düşün ya! tasvir var mı yok ama o duyguyu nasıl geçiriyor dimi!

Bülent- Abi o zaman diyalogların efendisi sana yakışıyor

Deoman- Eyvallah ama şunu tercih ederim yani şöyle diyeyim hatta yeni edebiyatçılara,,, gerçi az önce de dedim ama tekrar olsun,,, diyalog kendi mekanını dayatır

Bülent- Abi senin tarzın da bu görüşüne uygun olarak sinopsisse döndü diyebilir miyiz, kızmazsan tabi

Deoman- şöyle desek daha uygun olur artık ortam üç sayfa teker dönmesini anlatacak ortam değil,,, sanatta birlik zamanıdır,,, bırakalım da mekanı başkaları düşünsün,,, he! bu bence daha uygun,,, kızılacak bişe yok ya! bu böyledir artık ama bence bak bunu vurgulayayım, yoksa isteyen istediği gibi yazsın, yahu cebimdeki telefondan daha iyi mekan tasvir eden görmedim şimdiye kadar:)

Deoman- Ama şu link işini bi şeyedelim

Güncel siyaset dergisi yazarı Nizan Güzel ile az da Deoman söyleşisi

Nizam- Çocuklar hazır mıyız

Kameraman- Abi az kaldı

Nizam- Deoman istediğin gibi tamamdır senli benli he?

Deoman- Tamamdır, link işi

Nizam- Abi benlik bişey yok olur yani, ama bakalım dergi ne diyecek

Deoman- Anladım abi neyse bakalım bi

Nizam- Abi başlıyoruz… Bu ay ki konuğumuz görüldüğü gibi sanat dünayasından deoman

Deoman- Selamlar

Nizam- Deoman hoş geldin

Deoman- Hoş bulduk,, bi pot kırmayız umarım,,,

Nizam- Keseriz sıkıntı yok:)

Deoman- Ya beni bu tarz söyleşiler için pek çağırmazlar ya,,, şeydenmi şu tazyik

Nizam- Ondan ama zaten radarımızdaydın yani bi zamanını kolluyorduk

Deoman- Ooo! sizin de radarınıza girdik demek,,, sıkıntı olmasa bari:)

Nizam- neden olsun,,

Deoman- Bu zamanda siyaset sıkıntı ya,,, gözlüyorum yani ne oradan ne buradan yana olsan kesmez gibi:)

Nizam- Takipteyiz demek ki,, iyi,, yerine gelmişiz yani:)

Deoman- Yok aabi, genel herkesin takip ettiği kadar

Nizam- Seni takip ediyorduk tazyik de denk geldi,,, nasıl gidiyor tazyik

Deoman- Ya o değil de sizden teklif gelince bi baktım nedir diye ama ismin de tanıdık geliyordu,,, sonra bi bakayım aratayım dedim düşündüğüm gibi,, ya ben senin çevirilerinden birini okudum biliyor musun

Nizam- Sevindim vallahi, hangisini acaba,,, sıkmadık umarım:)

Deoman- Yok yok,,, edebi metinler için dedim onu,, senin şu şeyi okudum ya neydi fransızcadan çeviriydi galiba,,, ee! ha şey ya

Nizam- Metinlerin yapısal çözümlemesi

Deoman- Aynen ya o işte,,, iyi iş ama söyliyim yani

Nizam- Çeviri benimkisi yoks…

Deoman- Yok yok öyle deme çeviri çok önemlidir bak yani ayrı bir sanattır her iki dile de,,, öyle yani

Nizam- Çok teşekkür ederim,,, hiç beklemiyordum

Deoman- Ben okurum abi bilimsel şeyler alanımızla ilgili sonuçta,,, iyi kitap

Nizam- Peki deoman tazyik?

Deoman- Başladık işte bakalım,,, üç zamanlı daha önce yazmadım sıkıntı biraz ha

Nizam- Sen öyle diyorsan,,, iyi şeyler geliyor sanki

Deoman- Yok ya,,, onu artık okuyan değerlendirir ama başladım işte,,, ama bak üç ayrı yerde sıkışık hikaye,,,

Nizam- Aynen doğrudur

Deoman- Başlarken gün 4 de açarım gibi hissetmiştim ama daha üçteyim biliyorsun ma şunu diyeyim düşünürken gün üç gün beş diye düşünmüyorum,,, yani yazdıkça iş gelişiyor kafamda şimdi misal bir diyalog var ve metinde muhakkak olması lazım ama gün üç oldu hala sokamadım diyaloğu yani daha olgunlaşmadı,

Nizam- Açarım derken

Deoman- Ya şey düşün,,, sekans gibi, gün dört te açılışı bitiririm diyordum sekansı yani,, ama muhtemelen bilmiyorum ama gün beşe uzar sanki,, öyle hissediyorum yani

Nizam- Şu yaban heyecanlandırdı beni,, farklı bişey geliyor gibi

Deoman- Hım! gördün demek,,, iyi,,

Nizam- Aynen,,, şu kağıttaki gizem ne kadar devam eder

Deoman- Ooo!:) Ben de bilmiyorum bakacağım yani ama sürer gibi,,, belki tam olarak yani hiç öğrenemeyeceğiz yazanları ama sezeceğiz işte hikaye açıldıkça,,, onun peşindeyim

Nizam- Sekansta

Deoman- Ya sekans dedim de benzetmek gerekirse öyle gibi işte

Nizam- Biraz daha açar mısın, şimdi benim için mesela tayin de iktidar meselelerinin ana olayı olan kabulü içinde çok incelikli eritiyor tazyikte bundan farklı ne bulacağız

Deoman- Çok fark var özellikle üslup olarak,,, iktidar meseleleri biliyorsun siyasi ekonomik ve dini iktidar olarak ayrılabilir gibi görülür,,,

Nizam- Güçler ayrılığı:))

Deoman- Öyle gibi de görülebilir belki ama bunlardan benim benimsediğim yani kendi anlayışıma göre hatta ekolü doğuran şey yani iktidar türü dini iktidardır,,, tabi bu bi bakış açısıdır şöyle düşün,,, burada yani tazyikte iktidarın motifini bu görüş yani haliyle bu ekol belirleyecek,,, Şimdi dini iktidar deyince haliyle peygamber olarak anlayacağız,,, tanrının yeryüzündeki gölgesini seçerken ki tarzı çok önemli bak yani bunun gerekçesi tanrının bunu sadece böyle uygun görmesidir ve tabi haliyle yani bunu yapabilme kudreti,,, öyle uygun gördü ve oldurdu ama sana bişey diyeyim mi,,, tanrı hep böyle yapar,,, bu çok barizdir ve basittir,,, örnek vermek gerekirse kadın erkek ayrımı, insan hayvan ayrımı, canlı cansız ayrımı, ya da insanın coğrafyadan coğrafyaya değişen boyu kaşı gözü gibi özellikleri yani şurada beş gün falan ya da biraz daha fazla su içmememiz ölmemiz anlamına gelmez mi ya da iklimler yani şunu demek istiyorum tanrının tüm bu süreci öyle ya da böyle yönetmesi aynı yeryüzündeki gölgesini seçmesi gibidir,,, benim iktidardan anladığım çok net olarak bu tarzdır

Nizam- Ekolün tanımı ya da anlaşılırlığı için çok iyi oldu bu dediklerin

Deoman- Ya aabi dimi de bu bariz görünür zaten ya da türbülans ya da inatçı çerçeve,,, menfez… bak şimdi tazyikte farklı ne bulacağız dedin ya şeyden yani tayinden farkı, az önceki eserlerde de ana motif aynıdır ama birbirlerine hiç benziyor gibi de değildirler ama evet bunlar bir çeşit bir tekrardır ve evet tazyikte bu neviden bir tekrar olacaktır,,,

Nizam- Hımm, yani şöyle diyebilir miyiz peki, tanrının iradesinin şeyler üzerinden tekrarı ya da özün çeşitli halleri

Deoman- Of bee! Aynen abii önemli olan bu öz bu iradedir yahu şimdi sen bu işin uzmanısın

Nizam- Estağfurullah,,,

Deoman- Yok yok,,, öyle,, şimdi sen beni eserim eserlerim üzerinden çözümlemeyecek misin

Nizam- Doğrudur

Deoman- İşte benim tarzım,, bakış açım da kendimce tüm şeylerden anladığım ile aynıdır

Nizam- Peki abi yani çok iyi,, işler nasıl gidiyor diyelim:)

Deoman- İşler derken

Nizam- Yani Bu eserler,,, site harici bi yerlerde görecek miyiz, eskiden kitap yazardım şimdi görmüyoruz, tamamen siteye döndün sanki

Deoman- Ha! anladım, ya! site fena gitmiyor gibi bi ivme yakaladım,, takip edenler istatistikler yani

Nizam- Hım!

Deoman- Ama tam istediğim yerdeyim denemez,,, olacak gibi ama benim tabi başka işlerimde var reklam falan

Nizam- Site reklamları mı

Deoman- O işte yavaş yavaş hareketleniyor ama onu demiyorum ya! reklam metni yazarlığı ya

Nizam- A! ben onu bilmiyorum

Deoman- Ooo! abi benim ana işim o ya! yani yirmi beş yıldır falan,, ya! ciddi misin

Nizam- Evet vallahi bilmiyordum

Deoman- Anlandım,, ben abi sektörde eskiyim yazıyorum veriyorum yani,, teklif gelir karalar bişeler veririm çekilir çekilmez ya da esinlenirler falan yani alırım sakalımı:)

Nizam- Son zamanlarda gördüğümüz var mı ekranlarda

Deoman- Abi olmaz mı var ama burada marka falan verilmez herhalde

Nizam- İyi araştıramamışım demek:) ya ben seni hikaye şiir de biliyorum son zamanlarını tabi

Deoman- Ya! sana bişe diyim reklamla ilgili misal şu tuvalet kağıdı falan

Nizam- Kağıt,,, mendil?

Deoman- Gibi işte kağıt,,, abi en meşhurunu ben yazdım ya!

Nizam- Hım, cahilliğimi bağışla abi

Deoman- Estağfurullah ya! Orada tabi yazan eden şeklinde çıkmaz yani ben bi şirket için yazıyorum isim zaten çıkmaz yani

Nizam- Anladım aynen

Deoman- Yoksa bu site işi falan kesat daha, kitap falan da öyle abi aç kalırız o işlerle,,, ha hikayelerden bişeler olacak gibi ama onu zaten herkes görür isim falan çıkar yani,, ya öyle çok da ihtiyacım yok yani hikayeler falan olursa olur ama orada beni tatmin eden yazmak işi yani bendeki karşılığı paradan daha önemli

Nizam- Deoman abi süperdi burada keselim mi,, ama sen,, kamerayı kapatınca şu reklamı merak ettim söylresin artık

Deoman- ya! ben burada da söyleyeyim sen biple:) ..l.a. bipppp

….

Popüler bilim dergisi yazarı İsmail ile söyleşi

İsmail- Abi hoş geldin birazdan başlayacağız,,

Deoman- Hoş buldum,,, linkte tamamız değil mi

İsmail- Abi tamamdır kısa bi tanıtım link ama video yayımlandıktan bir hafta sonra

Deoman- Ya! süper abi,,,

İsmail- Abi ne oldu,,,

Deoman- Yaa bak duygulandım,,, cidden bak

İsmail- Abi görüyorum da,,, ya gözün mü doldu

Deoman- Aynen,,, bak belki,, tabi sen bilmiyorsun da bu link için çok yırtındım,, aramızda kalsın diğer üç videoyu nasıl koydum biliyor musun,,, linkleri yani,,, bak ama aramızda kalsın

İsmail- Abi sen hakikatten duygulandın,,, gözün falan kızardı abi

Deoman- Ya diyorum ya çok yırtındım bu link için,,, bak dört aydır kimseye röportaj falan vermedim yaa!,, ha ne diyordum ya tek tek dergileri aradım peşlerine düştüm falan yerlerine gittim yapıştım adamlara yani,,, sonun da nasıl aldım izin biliyor musun

İsmail- Nasıl abi

Deoman- Para verdim,,, bak kendi röportajım için kısa bir görüntü ve link için para verdim,,, ama,,

İsmail- Yapma ya,,

Deoman- Aynen ama bak,,, bu site için çok önemli yeni oradaki mesajlar falan,,,

İsmail- Doğrudur abi,,, zaten ben de orada gördüm de,,, ve söyleşi çerçevesini naif mesajlar olarak seçtim

Deoman-…

İsmail- Yapama abi ya tamam

Deoman- Duygulandım yaaa! Bi sigara içebilir miyim,

İsmail- Tabi abi ne zaman istersen keseriz sıkıntı yok,,, kahve

Deoman- Olur ya!