Günlük

10.03.2023: Uzun asırlar boyunca bu günlüğün oluşturulup oluşturulmaması anlamında kaygıyla düşünülmüş ancak anlaşılacağı üzere buna karar verilmiştir. Burada günün her konuda bende bıraktığı izlenimler mümkün mertebe alegorik olarak anlatılacaktır. Estetik kaygı taşınmadan bu iş yapılacaktır ki bunun anlamı çirkin olabilirim ama abuk sabuk olamamdır.

10.03.2023: 22:50 Bu organik faust meselesi gereğinden fazla ciddiye alınıyor. Mesleğimi estetik anlamda nasıl kullanabilirimin sonucunda ortaya çıktı. Sanırım şeklinden dolayı çok ciddiye alınmış olmalı. Faustu bu noktada sonlandırdım. Burada yazdıklarımın başına da umarım faustun gölgesi düşmez. Amacım tabi ki de estetik anlamda bir ürün çıkarmak. Yoksa ekşide de yazabilirim buraya yazdıklarımı.

11.03.2023: Tanrı tamamen kendi gerekçesiyle çeşit çeşit şekilde inzar eder nedendir bilinmez; Maraz çıkarır hud’a teşvik eder, ederde insan bir sebepten anlamaz yine tamamen Tanrının işidir vallahide yapacak bir şey yok. Görüyorum, şaşıyorum ondan yazıyorum, daha da yapacak bir şey yok. Yahu yağmur var kar var boran var adamcağız ayağında terlik bacağında şort üstünde mont bu ne garip bi lord diyeceğim ama yeri burası değil.

11.03.2023 20:27 Son yazdığımdan bu yana tam yedi dakika geçti ancak bu kadar dayanabildim gerekçeyi biliyor ve açıklayacağım hatta çok kere açıkladım estetik vs. Aslında farklı bi şey demeyeceğim dediklerimi tekrar edeceğim gibi gibi yani. Bakınız efendiler dikotomi olmadan hiç bir şey olmaz, böyle düz yazınca önemini kaybediyor gibi ama yazdığım diğer şeylere de bakabilirsiniz. Bu tamamen benim çıkarımımdır umurunuzda da olmayabilir. Tanrının da elinden gelmiyor fazlası diyeceğim ama çarpılmamak için biraz açacağım:) Şimdi Tanrının yapamayacağı bir şey olamaz değil mi? Bu soruya kanaatimce evet diye cevap verilmeli. Kozmosun kurallarıyla Tanrı bir sistem kurdu ve bu sistem tüm kozmosta istisnasız geçerli olmalı yoksa bir anlamı yok, yani bilim ile her bir durum açıklanabilir olmalı en azından bazı libidosal durumlar hariç. Tam da bu durum itibarıyla Tanrı oyuna diyeceğim başıma bir şey gelmezse müdahale ediyor ve bu müdahaleye de kısaca kader diye biliniyor, Ha! Pek umursanmıyor olabilir bazılarınca ben bilmem. Ancak bu kadere giden yol bildiğimiz alametler sistemiyle çalışır her bir mahluk için. Peki tamam tüm sistemi anladık ta ki kadere kadar, neden müdahale ediyor. Bu kısım biraz çetrefilli tam otuz yedi yıldır çalışıyorum üstünde ve bir takım sonuçlara tabi ki ulaştım. Ama anlatması ve anlanması zor bir durum. O köpükler diyeceğim teknenin arkasından denizde anladınız işte bu duruma da düşmek istemiyorum. Anlayabilirsiniz:) Evet aslında anlayabilirsiniz sadece egomuza sahip olma kısmı sıkıntılı. Libido gibi ego da var ve sistemin bir parçası. Yani şöyle düşünün bir atari(dedeler:) oyunu tasarlayın ya da aslında en iyisi bir senaryo yazın, yazan anlar gibi. Oyunda bir tutarlılık olması gerekir misal bir insan on insan kuvvetine sahip olmamalı çok basit ya da bir insan normal zekaya sahipse ders çalışıp kitap okuyup ortaya mesleki vs. bir fark koyabilmeli yoksa ne anlamı var. Buna benzer bir şekilde oyunun kurallarını öğrenmeye çalışın diyeceğim ama üst perdeden görünecek:( Yani kazanın doğurduğuna inanıyorsunuz da öldüğüne mi inanmıyorsunuz:) Ya bu budur. Bir işyerinde patrona çemkirirsen orada barınamazsın bu gayet normaldir kozmosta aynen böyledir diyeceğim ama bu kadar yavan birisi değilim şiirlerime bir bakın. Armut dibine düşer net, idealar evreninin bir sahibi var ve bunu Tanrı kimseye sormadan yapar az kendinize gelin. Hakikat ehli olun aq.

11.03.2023 10:54 Şimdiden uyarıyorum de da diye bana bitişikti ayrıktı şeyetmeyin. Mümkün olduğunca dikkat ediyorum o da bilgim ile sınırlı maalesef, ha arada bakıyorum bu böyle mi yazılırdı vs.

11.03.2023 14:26 Bi ünlü hanım var mavi gözlü esmer hani atıyla gezen benim takip hikayesine sulanıyor. Esmer mavi göz daha ne olsun da işler öyle olmuyor. Sonra yengen kızmaz bilir beni o anlamda bir sıkıntı yok. Şey yapmış, kocaman fincanla çay mı neyse artık içiyor bence olur diyor. Karnımız tok bunlara.

11.03.2023 14:30 O değil de şimdi buradan, beni dövenlere aşağılayanlara falan şiir yazdım anlamadılar hikayeyi zaten okumazlar. Nasıl olacak bu iş bilmiyorum, anlayanlarla zaten anlaşıyoruz. O da değil de yahu, libidonu destrudo’ya çevirmeden de edebilirsin bunun farkında mısın, kaldı ki böyle bir şey için sana gerekçe de oluşturmuyorum.

11:03:2023 15:05 En önemli sanat tartışmasına bu günlük marifetiyle katılmış olayım, sanat kesinlikle sanat içindir. Kimse yaptığı tabloyu uzay boşluğuna asmıyor, asamıyor klişesi yeter zaten.

11:03:2023 16:34 Destrudo’ yu enteresan bir şekilde pornoya eviren çeviren bir zihniyet var ve buna ne demek lazım bulamadım. Bu kişiler sahayı da kullanıyorlar haliyle ve bir çeşit korku iklimi yaratıp şu duyguyu insanda perçinliyorlar ‘ya evde yoksan’ veyahut ‘evde istemediğim pozisyondaysan’ tabi gençlerimiz bu iklimde yetişip adam oldukları için buna buldukları çözüm yine destrudo vari durumlar yani bu iklim önüne katıp sürüklüyor gençlerimizi. Yahu döner eve istediğin şekle de gelir bi karışmayın kedilere. Konunun tam kalbinde bi şey var ki vallahi kavga sebebi o da şu ya yapay zekaysa ya.

12:03:2023 02:40 Afedersiniz az önce yengenizi düşledim bir süre ancak akıl oyunları misali yengenizin önünde bir tane arkasında bir tane adam ve tabiki tanıdık az çok hatta hısım akraba ve gününe göre değişiyor üç oluyor dört oluyor pozisyon değişiyor, yolda dikkatimi çeken adam da yanında oluyor hatta bazen mahalleden bi kızda orada filan, tam üç bin yıl düşündüm evet böylesi iyi, zaten heyecanlı da oluyor, dünya insanla güzel:))

12:03:2023 07:02 Yoğun şekilde bir karmaşa var kader mevzusunda, efendim biz1er kaderden muafız çünkü direkt talimatla iş yapıyoruz yapmazsak mı, öyle bir tercih yok aslen biz biliyoruz sizin de yok. Farkımız buradan kaynaklanıyor evet bunu anlayamazsınız.

12:03:2023 13:13 Siyasetin evrimini merakla takip ediyoruz ülkece ve son tahlilde durum şudur; Eğer DSP Cumhur ittifakına geçerse Millet ittifakıyla aralarındaki tek fark hemen hemen üye partilerin yönetime katılma biçimleri olacak. Kanaatimce DSP anahtar partidir ikinci tur için.

12:03:2023 21:11 Kızılay’ın çadır satması hakkında uzun zamandır sosyal medyada yalan yanlış kasıtlı kasıtsız bilgisi bilgisiz görüş beyan etmeyen kalmadı. Durum kısaca hukuken şu şekilde; Devletten ve hayır severlerden bağış alan kızılay vakfı bu gelirlerini amaçları konusunda harcar. Ancak unutulmamalıdır devlet işlerinde ya da hayır işlerinde ya da vakıf dernek işlerinde süreklilik esastır ve buna göre işler görülür. Kızılay bütün varlığını son depremde sarfedebilir miydi diye bir soru sorarsak teknik olarak hayır edemezdi cevabıyla karşılaşırız. Peki kızılayın çadır şirketi çadır bağışlayabilir mi evet bağışlayabilir ancak bu popülist bir durum olur çünkü çadır şirketinin kendisi zaten hayır işi için kurulmuştur vakıfın gelirleriyle yani bunun anlamı da şudur; Şirketin tüm karı zaten vakıfa aittir ve vakıf bu karı da vakıf amaçları doğrultusunda harcar. Bu kahredici deprem sürecinde bu gibi teknik konuları dile getirmek hiçbir baba yiğidin harcı değildi ve kasıtlı, yalan taraflı, bilgiler ya da bilgisizlerin saçma sapan duyumlarla sırf dinleyenleri var diye ahkam kesmesi son derece alçakça veya abuk bir durumdur.

13.03.2023 08:50 Bir oyun var sabah sabah geldi aklıma yine, biz1er çok iyiyiz. Çevrede kim var kim yok yendik adamlar yenildiklerini anlamadılar. Sonra bi daha başladık oynama daha önce dedik sizi yendik anlamadınız şimdi tekrar yenileceksiniz yine anlamayacak mısınız? Anlamadılar biz1er de bıraktık bu oyunu, oynayan doyamıyor yenildiğine devamlı yenmenin de bi anlamı yok, iyi rakip lazım kulvarı değiştirdim ben kendimi buraya attım. Ha burada da o oyuna geç dahil olanlar var. Hevesliler oynuyorlar hem orada hem burada. Burada fena değiller orada vasatın altı. Bak şimdi ben ve şahsım burada oynuyorum diğerini bilmem. Ha bir yandan da öğretiyorum buradakilere orayı derken bir şey keşfettim hakikat tek sadece şekil değiştiriyor oradaki başarımı buraya bu şekil değiştirme marifetiyle uygulayınca yani ifadeyi buraya uydurunca ki bunun anlamı buraya göre estetiktir olanlar olmasın mı, ay çok komik ya bu sefer buradakiler anlamadı yenildiklerini ‘ışın kılıçlarını çekip burnumun ucuna dayayıp ‘sen değilsin yapay bu yapay zeka demesinler mi” dediler. Şimdi kanlı canlı olduğumu burada kanıtlamaya çalışıyorum aq. Onlar da(şimdiki ve önceki onlar) haklı olabilirler bilemedim bak.

13:03:2023 14:31 Yeter ama patladım şimdi. Bir istatistiklerim lütfen normale dönsün. İki sizi dar bir alana sıkıştırdığımı kabul edin artık. Dört malum kişilerin hepsinin mitos kayıtları vallahi de silinmiştir. Yedi tüm vaatler geçerliliğini yitirmiştir. On altı aşkitomu rahat bırakın. Üç biz1er yeminimizi bozup dövüşemeyiz sokakta lakin yumruğumuz ağır cezada yargılanmayı gerektirir. Sekiz Tanrım sen vaziyeti görüyorsun.

13:03:2023 14:47 Takip hikayemin esas unsuru aslında kuyuda gerçekleşen eğitim faaliyetinin yazım tekniğidir evet asıl para eden budur. Ve iddia ediyorum bu tekniği okuma yazma bilen yedi yaşındaki çocuğa bile öğretebilirim çok kısa sürede. Evet çok iddialıyım. Bu teknikle ve hikaye üzerine kurulan sağlam bir senaryoyla oskarı almak yönetmen ve ekibine kalmıştır. Tabi kaşe önemli ve teklifim şu; İlk yirmi milyon hasılattan 0,01 Sonraki otuz milyon hasılattan 0,03 ve sonraki tüm hasılattan 0,04. Başlangıç için para bile istemiyorum tüm senaryo geliştirme faaliyetlerine katılabilirim istenirse. Bu ve diğer hikayelerim için dm pls.

14:03:2023 salı 09:18 Ana sayfanın en altında arama çubuğu var ve buradan daha fazla verim almanızı sağlayacak emir verdim ve bu siteyi bir tablo gibi düşünün artık gerisini de bedri düşünsün.

14:03:2023 salı 09:22 Bak şu Allahın işine Everything bütün oskarları toplamış olacak şey değil. Dün izlemeye başladım ama bitiremedim 35 dk. var bu akşam devam edeceğim eğer son 35 dk. fikrimi değiştirirse tekrar değineceğim mevzuya. Filimin önermesi eğer yanlış anlamadıysam her şeyin olası olarak yaşandığı bir evrende gerçeklikler arasından bilinç transferinin etik boyutu. Yani bir kişi bir dünyada bütün olası bilinciyle(katil,hakim,avukat,öğretmen,öğrenci,sapık,din görevlisi vs.(matrix)) yaşarsa neyin önemi kalır diyor ya da inşallah böyle diyordur zira arada koptum filmden bağlanmak için kendimi zorladım filan. Kendini tanrı yerine koyuyor güya senaryoyu hikayeyi yazan ve diyorki eyy Tanrı bunun ne anlamı var. Veyahut iyi niyetli düşünelim Tanrı ne düşünüyor bunları yaparken di mi zaten armut dibine düşmeli, buysa tamam olabilir ama bak şimdi (bi trol gülüşü yapıyorum) beni takip ediyorsanız bunun cevabını bulmuş olmalısınız. Açayım adettendir bir dünyada süper pozisyonda hiç bir insan olamaz neden mi dikotomiye aykırı hahahah. Çünkü Tanrı bu pozisyondadır hahahah. Ee Leman tamam biz de bunu anlamaya çalışıyoruz boncuk musun nesin. Sen kimsin de anlamaya çalışıyon dermişim demem tabi. Pek yakında efendim pek yakında. Bu oskar aldıysa ben ne mi yapacağım ‘ çıkacağım o kürsüye, sağ elimde oskar, hafif mikrofona doğru eğileceğim evettt günaydın vietnam… Gerisini biliyorsunuz zaten. Kuyu bura şiiiii….

14:03:2023 salı 11:18 Sevinerek açıkça anlaşılırca buradan duyuruyorum biz1er dışındaki tüm bakanlık çalışanlarının mitos kütüğü silinmiştir ve bu ikinci kuruluştur, çoktan anlaşmaya vardık, inanmıyorsanız duaya sorun öptük kip bys.

14.03.2023 salı 14:15 Tamam ya bakanlık çalışanlarını geri aldım vaat yok, liyakat esas, herkes haddini bilsin sıralı, biz talimatla geri kalanı kaderle çalışır işaretlere baksınlar, kot kafalı olmasınlar.

15:03:2023 çarşamba 09:05 Bi gün poğaça yemekten öleceğim aq. Yerken düşündüm nedir esas mesele yani neden peynirle kahvaltı yapma… Yok ya seviyorum poğaça. Tabi burada esas mesele felsefe. Poğaça yağlı ama yemesi tatlı. Tuzuna alıştık zaten. Ama öleceğim duygusu neden. Hah işte neden Tanrım neden hep güzel şeylerden… Mesele o değil yeğen, mesele en mutlu olduğunda, yaaa. Bak şimdi karşılık olayını heççç anlamıyorsunuz. Yaşamak poğaçaya karşı direnmek midir? Neden? Abartırsak zaten. Ama ortada bi poğaça var işte bunu anlamıyorum. Ve o poğaçayı evet hepimiz gibi yiyebiliyorum. Ama abartırsak zaten. Yani. Hem şarabı yarat hem cehennemi yak ya bırak yarasın mesela hanii hanii yarasın mesela neden bu sorgulanmıyor. Aslında yazdım adam gibi simit yemek lazım. Ee param var aldım kotra mı bu aq. Dur o zaman. Kotra da mı zararlı. Abartmazsak hani:)) Şimdi laptopla kotranın terasında bak ya kotranın dedim ım olacak o ım yazsaydım yine yanacak mıydım.

16:03:2023 perşembe 10:56 Günaydınlar herkese. Efendim ismi lazım değil inceden bir siyasete bulaşmak üzereyim. Bulanmadan mal beyanımı yapayım; bir araba az ev(çorba gibi) yeteri kadar para ama hanımı karıştırma. Bir görevim olmadığı için hoş olsa da bu benim beyanımdırdan yürüyünce sıkıntı olmayacağı için önemli sosyal politikamı anında açıklayayım. Şimdi şahsen nüfusun azalışa geçeceğini hatta tüm dünyada olacağını düşünüyorum bu bağlamda sosyal güvenliğin yani maaş ve sgk’nın önemli boyutta devletin varlığını ilerleyen yıllarda tehdit edeceğinin farkına vardım. Maaş öderken şirket batmasa iyi yani. Evet bu bağlamda kısaca: 1- Sosyal güvenliğe(emekli maaşı ve sağlık hizmeti) alternatif getirilmeli. Bu özel sigortalar kanalıyla yapılmalı. Hali hazırda bes ve sağlık sigortaları. 2- Devlet sosyal güvenlikte paket olarak sunulan sağlık ve emekli aylıklarını ayırmalı. 3- İsteyenin zorunlu olarak ya devletten ya da özel kuruluşlardan hesabına hangisi gelirse seçme özgürlüğü olmalı, yani sağlığı devletten alacağım emekliliği şirketten yapacağım vs. gibi. Aslında düşüncem zorunluluk da olmaması ama konjonktür ona uygun görünmüyor. 4- Emeklilikte yaş kalkmalı buna, yaşa alternatif şu olabilir hali hazırda uygulanan bağkur emekliliği 30 yıla ssk emekliliği 25 yıla çıkartılabilir. Geçiş aşaması mevcut sigortalılar yönünden sisteme giriş tarihine göre kademeli prim gün sayısına göre yapılmalı. 5- Tüm bunların maliyeti ayrıntılı hesaplanmalı ve en uygun zamanda ki bundan uygun zaman yok insanlar bir günden on yedi yıl kaybediyorlar emeklilikte, hukuki zemine oturtulmalıdır.

16:03:2023 perşembe 21:54 Yaklaşık 25 yıldır aynı terane aslında; Omuz at, üstüne eğil, dişini göster, boş bak vs. bıçak silah göster. Evet aynen böyle her gün en az beşiyle karşılaşırım, ha tipitipin en az 155 iyle, silahın kendisi ya da izlenimiyle iki ayda bir gibi ya bir iptir gitti aynen. Canım benim o işler öyle değil. Mal mıyız öylemi görünüyoruz. Biz öleceğimiz tarihi biliriz senden öğrenecek değiliz pis salak şey. 79 yaşımı görmeden ölmüyorum kesin bilgi fazlası olabilir görüşmeler devam ediyor. Az daha zorlarsan nasılını da anlatırım. Bom ne olacak asıl onu düşünmekteyim yani devam da caydırıcılığı meçhul artık. Bakacağız. Ha alzaymır falan gibi sıkıntılar da yok turp gibiyim yani. İşinize bakın bana bakmayın kızlara hiç bakmayın kız ne alaka deme öyle deme öyle. Bom a biraz sanatçı duruşu eklemeyi planlıyorum, ekmek almaya çıkış gibi değil de hani o şiirin o son mısrasının sonuna en uygun kelimeyi ararmış gibi, bi fark koymam lazım orası garanti.

17:03:2023 cuma 09:02 Hemen yukarıda yazdığım ve hemen hemen tüm yazdıklarım neden etkili:)) bak bu tekrardır hani estetik olandan yapacak başka bir şey yok zaman nasılsa çok. Taner’e sorsan cevap verecek geleneğini geçmişini şimdi diyecek kahveyi höpürdetirken bir de yok öyle iki kuruşa dört köfte diyecek bak göreceksin müziğin dehası göregen. Dimitri ne demişti hatırla! Kimseye inanma. İstatistiklerimi geri istiyorum eyy başkası da eyy ama sen hep bizim eyy? Bu aslında meraklı melahatın laciverdi pembesi filan. Hey hey! Ya! Ne oldu sus pus. Gölgesi olmayanın halayı var di mi:) Hep melahat bunlar. Ancak ben perihan sana hepsini anlattım ya lan. Yok öyle üç kuruşa beş köfte. Unutacaksın! Benim İstatistiklerimi sen de istemezsen unutacaksın o sarı ineği vermeyeceksin! Benim la benim, benim istatistiklerim neden ama? Bak yeğen tam burası sıkıntılı yeri. İstatistik demek para ya reklam ya kaşe ya. Sen bilünmü sübvanse ne demek he ne demek? Aratmakla olmaz kelimeyi, uygulamalısını tersini düzünü anlayacaksın. Ne yapsam da tüpçü fikret yiyecek kafasına tüpü, işte hayat bu hayat bu, oh be!

18:03:2023 cumartesi 10:03 Gözlüğümü takarım yakında inceden galiba neyse. Yahu kardeş iyi niyetlerinizi anlıyorum zaten ben yarattım da. Sana teklif ediyorum benimle yükselir misin. Sen yine abuk tavuk. Yahu Tanrı diyorum onu tanımadan göregen olmaz. Önce tanıyacaksın. Sonra yanacaksın belki pişeceksin. Belli olmaz. Bu seninle ilgili değil aslında tam olarak, kelebek etkisi gibi. Açıyorum anlatıyorum anla da. Ekşide hani en yukarıya konan bir yaprak vardı ya. Ördek işte. Sonra emir geldi bölek. Tamam koftiden ama şu da var, Yılmazın hatırı ehe, yolunu aslında sen belirlersin şöyle. Ama kelebekle. Koftiden derken yedi ve yukarıya birazda biz1ere, makul haber yani klasiktir bu tabir. Ne diyorduk kelebek sonra dikotomi sonra hayat filan basit olaylar. Diren Fikret diren. Manyak bak. Bilal iyi oğlan. Sen niye anlamıyon. Önce göregen sonra yaprak sonra direnecen sonra kelebek ki bu kelebek tam da dikotomi sonra da yılmaz bu kadar basit. Ha yine Bilal, kelebekten devam sonra direnecek sen sonra dikotomi sen sonra bi daha yılmaz belki o da kısmet nasip kader basit. Tamam mı manyak?

19:03:2023 pazar 18:43 Bak fena fulya hakikatten bak çok fena fulya sakın güldüğüme bakma fulya çok çok çok fena fulya. Benim işim bu fulya, bak fulya bir kamyon soğan ayıklarım tek damla gözyaşı göremezsin buna inan fulya çok fena fulya bak benim işim bu fulya. Ant olsun çok fena fulya çoluğuna çocuğuna gelmişine geçmişine eser olursun çok fena fulya. Ekşide bunu da yazdım hani o taşın açısını değiştiririm senin gibi fulya anladın mı dinozorlu olan hani. Şimdi fulya öyle trajik bir şey yok sadece işine bakacaksın beni gördün mü hayra yoracaksın hepsi bu fulya yoksa çok fena fulya. Ha fulya bak duaya çok fena fulya gerekirse zaten anlamayacaksın anlayana kadar zaten çok fena fulya kap aldımı sonra normal fulya hepsi bu ya. Gördüğün gibi fulya senden tek beklentimiz hayırlı rüya bu fulya Tanrı şahit hepsi bu fulya. Yoksa fena fulya.

20:03:2023 pazartesi 13:40 Memleket partisinin kanaatimce baraj sorunu yoktur bunun garantisi benim sensin biziz halkız milletiz.

20:03:2023 pazartesi 13:41 Dimi’yi yazarken düşüncem daha fazlasıydı hatta tasarımın bir kısmını zihnimde tamamlamıştım fakat bir sorun vardı, matematiğinde oturmayan bir şeyler vardı yine yazmaya koyulmuştum. Bittiğinde ki şiir öykü ben bittim der bir yerde evet bittiğinde düşlediğim şey çıkmadı ortaya lakin geri dönüşlerden anladığım kadarıyla ve dimi’den çıkan İnatçı çerçeve şiiriyle ki buna dönüşler muazzamdı yine de İnatçı çerçeveyi pazarlayan dimiydi yani anlaşılırlığını sağlayan tutunmasını sağlayan, iyi şeyler çıktığı artık kesindi. Görüldüğü ve anlaşıldığı gibi yazılanlar birbirini desteklerse çok daha iyi oluyor ve bir devamlılık duygusu uyandırıyor ve bunu, işte burası önemli kısmı, bunu şiirin okunduğunda geçmişe yapılan atıfla sağlıyor yani inatçı çerçeve dimiye köprü oluyor. Bunu ise benzerlikle yani hem işaret benzerliğiyle hem de kavram benzerliğiyle yapıyor ki sanırım bu iyi bir şey. İnatçı çerçeve dimi öyküsünün özeti aslında ve şiirde budur bağlantıyı sen kurarsın lafzıyla değil ruhuyla şiir olur. Tema önemlidir ve bu aslında en önemli şeydir, ruhtur, felsefedir ve dünyadır ve geri kalan ne varsa her şeydir. Kozmos ve mitosta bunun karşılığı varsa teman çalışır. Lafız kavrama güzel gönderirse işlem tamamdır. Neyse esas konu bu değil. Bu günlüğü yazmaya başlayınca diminin ilk tasarımından eksik kalanlar zihnimde oturmaya başladı, benim için çok önemli ancak insanlık için tam tersi olabilir bunu zaman gösterecek. Dimi son haliyle bitmiş bir öyküdür şiirdir. Derzoncuk için yol daha yeni başlamıştır. Bakalım başından neler geçecek. Tabi ki de bu dünyada anlatılmayan konu kalmadıysa da şekil/üslup kalmıştır bence.

20:03:2023 pazartesi 14:49 Biraz G kuvveti hakkında yazmak istiyorum nokta. Şimdi bu aslında beklenmedik bir hızlanmadır yani anidir ve uzar gider sürekliliği vardır az çok. Bu sadece uçaklarda ya da hızlı arabalarda olan bir şey değildir düşüncede de olabilir. Gerçekte ani hızlanan bünyeye tepkidir böyle olmaz yavaşla der gibi yüzünü asarsın istemsiz. Baygınlık ve geçici bilinç kaybına kadar varan durumları beraberinde getirebilir. Fazla maruz kalmamak ve eğitimini almak şarttır. Sonra nerede uyanacağın belli olmaz. Sıcak kafayı izleyenler vardır misal orada bu G kuvvetine saçma sapan anlamsız cümlelerle maruz kalıp kalıcı bilinç kaybına uğruyordu insanlar hemen hemen böyleydi tema. Kelime dediğimiz uzlaşılan küçük kavramcıklardır aslında; Örneğin acıktım her yerde acıktımdır Türkçede ve acıktım dersen arkasından ona uygun diğer işaretler gelir bunu giderecek eylemlere yönelirsin en azından düşünürsün, acıkan birisinin olası hareketleri bilinir beklenir kişiden. Mesela önüne kebap gelirse ve yemezse alsana G kuvveti. Bu budur yani. Demek istediğim tüm işaretler insanda G kuvveti oluşturabilir. Şimdi bunu niye yazdın demeyin efendiler burada yazdıklarım evrim geçirip dönüşüyorlar güzel şeylere. Bak şimdi ne aklıma geldi. Daha önce bahsettim sübvanse. Bunun da bilinçli olarak ters yapılması dolaylı olarak G kuvveti sonucunu doğurur maruz bırakılacak kişilerde evet iki yönlü bu. Olaylar olgular yani aklınıza gelebilecek tüm uzamlarda bu G kuvveti etkisi yaratılabilir. Bundan kaçamazsınız ama eğitimini alabilirsiniz etkisini azaltabilirsiniz yani maruz kalmanız gerekir ancak bu bilinçli bir maruz kalma olmalıdır farkında olunmalıdır.

21:03:2023 salı 09:24 Eser konusunu burada açmam gerekir diye düşünüyorum hem derzoncuğun anlaşılmasına yardımcı olacak hem takibin yani Taner hocanın hem de kah ve kah ve düş yakamdanın. Stabil bir şimdi aslında yok ama ispat lazım yazdıklarım hep bundandır evet yeğen eser tam da budur. Bunu deyip çekip giderim ama ulen korkarım halaycıları üzücem neyse. Tüm mesele kahveyi höpürdetmek ile ilgili mümkünse filtre olanı daha iyi. Mevzu Aramis Porthos Athos Dartanyan Brab ve benimle de ilgili. Efendim bebeği olan kadınlar hali hazırda emziği bilir. Bu hanımların iki emziği vardır genelde yani gag nisa. Emziği sakınırlar şiddetle isteyenden ama ne fayda önünde sonunda emzik ağızda. Vermem dersen sürü doğar ki sürü de birbirini yer bitirir sonunda. Yani versen bir dert vermesen bir dert. Mesele en mutlu olduğunda yeğen emzik kimde gag ulenn. Kaçan mı kovalayan mı aslında vaziyetler bu. Herkes kalanın derdinde. Hepsi birdir bu benim göregen. Aslında bu göregen de eser ama güzel eser şimdi yalansa yalan deyim. Fazıl diyecektir konuyu kızı kim götüreceğe bağladı, kim bağladı fazıl kim bağladı kabul et sifonda benden etkilendin ehe. Etkilemek mesele. Burada etik devreye girer. Göregen de etkiler Brad’ de, ee? Bir fark yok bence aralarında. Dimide bunu zaten ispatladım yetmezse inatçı çerçevede. Anlayanlar tabiki de var ama anlamayanlar için ve Tanrının ikincil gerçeği olduğu için Bilal: Zaman tanrının eseridir. Not: Emzik Meselesi hakkında bir deneme yaz.

21:03:2023 salı 13:48 Daha önce bunları yazdım yukarıda ve organik faustta ancak anlaşılmamış tekrar ediyorum bildiğin tekrar. Ben hariç biz1er anlayan anladı bu tabiri talimatınan çalışırız bize özel şifreli mesajlar gelir beş saniye sonra kendini imha eder vs. yani düşmekten kaderden hayatta kalma oyunundan filan muafız(çalışmamız mukabili ortaya eser koyarız), tekrar ediyorum düşmeyiz… Ha diğerleri nedir derseniz fikretleri mukabilinde şansları yaver gider gibi. Fikretleri mukabili ne demek derseniz çok özet şudur; Zamanın gerçekten var olduğunu akmakta olduğunu pekiştirmeleri, işaretlere uymaları ile bu mümkündür yani fikret.

21:03:2023 salı 16:20 Enteresandır Derzoncuk hikayesi kendi içinde o başlık altında bitti yani bitmeli. Hiç böyle hayal etmemiştim ancak devamını getirirsem iş bozulacak kusacak. Tabi ki de geri adım atmam bir yol buldum Köpek başlığıyla tasarımın geri kalanını hayata geçirmeyi planlıyorum, umarım. Sevgiyle kalın ağlamayın.

22:03:2023 çarşamba 09:25 Tuhaf şeyler saat 12:00 da genetik güçleriniz tekrar 6777. defa sizlere iade edilecektir. Efendiler bunlar sürekli güçlerdir sadece sahip olan anlar diğerleri arasından seçtiğiniz eşleriniz beyleriniz bunu anlamaz anlatmayın gerçeklikten koparmayın, dostunuz tostunuz da anlamaz anlatmayın başlarını yakmayın. Sadece fikret ve fikretiye yapın emzikleri kapın. Göksel bir ney sesinin hemen ardından tam zamanında alacaksınız güçlerinizi ancak kıymeti bilinmezse geri alırım bunu yüz bin defa tekrarlarım.

22:03:2023 çarşamba 09:29 Ümraniye yüksek seçim kurumu kartal adliyeye taşınmış bilginize.

22:03:2023 çarşamba 09:30 Sayınlardan Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve İnce için eğer yapılmadıysa bir hesap bendeniz yapacak. Şimdi erdoğan %50 kılıçdaroğlu %43 ince %7 aldılar hani mevzu lazım ya o kaçak oy seçimin kaderini değiştirecek kişi de ya edep deyip erdoğana basarsa oyunu kim çıkamayacak(çıkma) çarşıya İnce defalarca yalvardı kılıçdaroğluna beni de yanına alsana.

22:03:2023 çarşamba 10:14 Bağzı duyumlar alıyorum sen salan bi stupitsin bu güzelim yazılar nasıl senden çıkar liv e de demişlerdi steven nasıl böyle bi şeye aracı oldu diye bende haklılar ve açıklıyorum sırrımı. Efendim yazacağım şeyler bana şifreli gelir şöyle ki ya rüyamda görürüm ya da gündüz düşü şeklinde gelen görüntüleri birleştiririm sözlüğe bakarım eklerim budarım az daha bunların aynını yaparım ve sonuç buralarda.

22:03:2023 çarşamba 10:18 Biraz da ciddi şeylerden bahsedeyim. Yukarıda ve sitemin tamamında bakış açımla ilgili özü verdim bu özden felsefem çıkar ve bunun adı da üzülerek söylüyorum ki ‘hev’ dir. Bakış açımın adı hev. Felsefemin adı hev. Özün hev. Hev hev. Budur. Artık işaretini koyduğuma göre takibin derzoncuğun ve diğerlerinin hangi süzgeçten geçerek ortaya çıktığının terimini ortaya koymuş bulunuyorum.

22:03:2023 çarşamba 15:07 Çam sakızı çoban armağanı memleket partisine bağışımızı da yaptık.

22:03:2023 çarşamba 15:31 Efendiler mitos şakaya gelmez oraya çıkarsın alimallah düşersin kimseye güvenme. Hev. Ben olayı ilk mitosa çarpar kozmosa bölerim sonra sonucu söylerim iki kuruşluk rokete on kuruşluk roket atmam. Mitosun handikabı orada yaşananların kozmosta karşılık bulacağı şeklinde ve olur da; Yani şöyle, sen mitosa çıkar bakarsın ben çıkmam gibi gelir sana ama çıkmışım gibi karşılığı hem orada hem burada kesmez beni ama. Demem o ki iki kuruşluk rokete iki kuruşluk roket atarım ruhun duysun mu. Bu hev tek tabanca benden söylemesi ha! Diğerlerini bilmem herkes gereğini yapsın sakınmasın. İş birlikleri ayrı tabi sözleşmeye tabi.

23:03:2023 perşembe 11:33 Üç adet metro değiştirmek suretiyle ümraniye seçim kuruluna kartal adliyede vardım. Bir saat sürdü neden ümraniye de değil diye düşünüyor insan on beş dakikaya varırdım neyse. Seçim kurulu çalışanları son derece sıcak karşıladılar buyur ettiler samimiydiler işlerini layıkıyla yapıyorlar. İmzamı verdim tam kapıdan çıkacağım bir yumruk selamı geldi üstüme aldım. Nereden geldiniz dedi selamın sahibi ümraniye dedim belli ki aynı partideniz. Adınızı telefonunuzu alabilir miyim dediler hay hay dedim az öteye dört beş kişinin olduğu yere gittik kafa selamı verdiler bende karşılık verdim. Ancak ortada bir sıkıntı var hava pis kokuyor suratlar asık biraz yorgun gibiler nerede olsa bu vaziyeti tanırım günlerdir linç yiyorlar koca koca namlı isimlerden. Olması gereken hava yok ortada. Ne yapsınlar ama; sokağa çıkamayacaksınız diyorlar bu adamlara. Eyy dinleyenler beni yirmi beş yıl nasıl engellemeye çalıştınız bilirim ve anlattım yukarıda ama arkadaşlar yeni burada. Güya hükümeti göndermek adına tüm bu zalimliğiniz ne demokrasi umurunuzda ne vatan. Hepsini not aldık gereğini sandıkta yaptık bitti.

23:03:2023 perşembe 14:03 Şişt fulya ve saz ekibi kumandanın kırmızısını gördük mü? Uygunsa yerinde kalsın. Evet artık yol ayrımındayız kırmızıdan anladık. Gayrı işinize bakın da sabrını taşırmayın hakkın. Hangi kanalı açayım:))

23:03:2023 perşembe 15:33 Bak kardeş biz1eri mitosa çıkartıp başınızı yakmayın, ahanda işareti: Kamera.

23:03:2023 perşembe 15:35 Bu iki oluyor istatistiklerimi isteyeli. Anlaşırız da. Üçletmeyin!

23:03:2023 perşembe 16:41 Bak tostum son bir tavsiye vereyim sen sen ol rüyanda bildiğin rüyanda mitosa çık çünkü mitos adamı destrudo yapar. Bak en fazla en en en fazla o da çok kısa ki onu da tavsiye etmem aslında ama aşkiton mu var derdin var sadece bir işaret vermek için öyle bakınıp çıkacakmış gibi değil böyle saniyenin yirmi de biri kadar sürede işaret vermek için çık kimseye haddini bildirmek için değil. Mitosu sahiplerine bırakın aşkitolar takılsın da. Er kısmında ayak takımının işi mitos, pisleştirmeyin beni. Merak melahatın işidir.

24:03:2023 cuma 08:48 Yoğun ilgi üzerinde maskeli şövalyelerin hikayesini öne aldım düşünmeye başladım. Mazhar kimdir nasıl alınır hepsi pek yakında.

24:03:2023: cuma 08:49 Bak bu üç oluyor şu istatistiklerim pls. Yoksa hiç istemediğim yollara tevessül edeceğim. Altınlar denktir biz1er hariç ehee, tamam ağlamayın dentir denk. Alında işinize bakın. İnsan gibi yarışalım. Ama yenildiğini anla da! Olmaz ki sonra.

24:03:2023 cuma 09:30 İstatistiklerim için son önerim budur gerisi kırmızı çizgimizdir.

24:03:2023 cuma 11:15 Ya arkadaş yenildiğini kabul etmezsen bu oyunu nasıl oynayacağız. Yapmak gereken mevcut duruma göre vaziyet almak. Ne yapalım tabutta rövaşata mı istiyorsun?

24:03:2023 cuma 14:23 Tüm tuhaf şeylere söylüyorum gördükleriniz mitos kayıtlarıdır ve istediğimizde sizi oradan sileriz çok sürmez unutursunuz. Toplam biz1erin yarısından bir fazlası ile bu silme işlemini gerçekleştiririz. Mitos kısmında kalmanız oy birliği gibi olur yani tam bir uyum içinde olmanız gerekir. Biz1ler mitosa müdahalede bulunuruz ve kelebek etkisi gerçekleşir sizler ise sadece bu kayıtları gözlemleyebilirsiniz bu sayede olan biteni bilebilirsiniz. Sizin etkilemeniz eskisi gibidir. Bu şınavdı sakın unutturtmayın kendinizi bize, yetki bizde.

24:03:2023 cuma 15:31 Üzülerek söylüyorum ki günlük takipçilerine, günlük bitti artık vazifesini tamamladı, sitedeki yerini aldı.

29.05.2023 PAZARTESİ 09:48 Bitmemiş sanki.

29.05.2023 pazartesi 09:52 Şimdi bir kişi düşün sağlığı el veriyor ve her ne yapıyorsa yapabiliyor, aklınıza ne gelirse. Hah! Şimdi bu iki dönem kuralı bu minvalde tekrar gözden geçirilmeli çünkü akla mantığa uygun değildir. Misal piyano çalıyorsun ve sağlığın izin veriyor ancak piyanocular odaları esnaf birli şöyle bir kural almış; 60 yaşından sonra çalamazsın. Hı HI! olur:)

31.07.2023 pazartesi 19:00 Kara seriyi şimdilik bitiriyorum çünkü tüm yaratıcılığımı kara delik gibi çekiyor:)) başka bişey yazamaz oldum neredeyse. Meraklılarına sadece şunu diyebilirim; Takipte kalın:))

08.07.2024 pazartesi 11:00 Selam günlük. Seni ihmal ettim farkındayım ve neredeyse bir yıl wow wow wow. Sıcak günlerdeyiz yine, neyse. İki şey hakkında düşünüyorum bu aralar. İlki vuslat ikincisi dalyarak. İkincisi egoyla bağlantılı hem de ne ego ama ilki yok mu ilki wow wow wow!

12.07.2024 cuma 09:08 Nasıl da geçiyor günler neyse esas meseleye direkt giriş yapayım ekspekto patronus büyüsü. Aslında bunun birleşimlerinden olan bir iplik, hani büyü için kedi götü, at yaprağı, yılan kakası, aslan dişi, timsah göz yaşı ve bir iplik lazım ya işte o iplikten bahsedeceğim. Ancak iplik burada ana malzemedir ona göre şeyedin… Yazmadan sıkıldım ya neyse. Pek yazasım yok yani ama yazacağım ula. Misal siyasiler ne ile övünür ve rakibi neyi küçümser cevap eser. Evet eser. Misal bir köprü yaptın hava limanı yaptın yol yaptın. Biri götünü yıpratır yapılır mı edilir mi orası yanlış yer az aşağıya yap kim geçecek o yoldan ama diğeri basiretliyse eseri koyu verir. Evet buna eser diyoruz ama şöyle anlayın bir iplik bu. Bu iplik artık insanların kullandığı takip ettiği kurallarına uyduğu bir şeydir ve bunun altında bir irade yatmaktadır ve bu iradeye uyarsın. İşte siyasilerin bu bir iplik ile olan kavga dövüşü de bundan dır. Yaparsın yapamazsın hıdır idi yunus idi. Bu bir iplik artık sen anlasan da anlamasan da buz gibi bir irade örüntüsüdür ve bu örüntünün artık bir parçasısındır bu iradenin dışına çıkamazsın zaten niye çıkasın ki asfalt yol varken çimleri mi kullanacaksın yani dimi. Evet bu bir iplik aynı zamanda irade örüntüsüdür(sanırım ben şu an uydurdum bu tabiri, ilk defa bir şey uydurdum:). Gördüğünüz gibi bir iplik çok önemlidir. Devamında siyasi olarak bu çekişmeler devam eder o yolu yaptın da ne oldu yapmasan daha iyiydi zaten yamuk yaptın la para kimindi milletin parasıyla yaptın ya! İşte siyasetteki tüm eser kavgasının kaynağı bu bir ipliktir. Bunun siyasette eser kavgası şeklinde sürmesi bir yere kadar legaldir normaldir denebilir ancak niyet burada önemlidir yani gerçekten lazım gelen bir şey yapıldı da sen ne lazımdı yaprağım diye milleti coşturuyorsan Allahta cezanı versin derim yani bu denir ama ya öyle yaptın ama şu şu gerekçelerle(harbi olacak ama gerekçe) bunu şöyle yapsan demek gerçek bir muhalefettir ve bu lazımdır çok lazımdır. Buradaki sahte muhalefet türüne benzer bu bir iplik yani hayatın olağan akışına aykırıdır bu bir iplik ve bunu yapanın Allah belasını versin inşallah tez zamanda. Görüldüğü gibi bed dua ettim ama zaten bu bir iplik de bir büyü olmasının yanında aslında bir bedduadır yani adam durduk yere sana bana büyü yapıyor beddua ediyor da ben niye kendimi korumak adına ekspekto patronus dimi. Ya! İşte bu ekspekto patronus. Bu büyüyü yapabilmen için işte tüm bu süreci bilmen lazım kaldı ki bu büyü yani ekspekto patronus korunma amaçlıdır kötülere karşı kötü büyüye karşı…. Günlük hayattaki ruh emicilere bir örnek vereceğim ve ekspekto patronusu nasıl yapacağını anlayacaksın zaten sende diğer malzemeler mevcuttur kesin. Misal arabayı park ettin ve ofisin olduğu binaya yürüyorsun binanın girişinde bir tuhafiyeci var, dükkanı kaçta açtığı belli değil bazen sekizde bazen 10 da bazen öğlen ve bizde adettendir dükkan önüne sergi açmak yani sattığın ürünlerin bir kısmını dükkanın önüne koymak. İşte olay burada gerçekleşiyor. Şimdi bazı günler adam dükkanın önüne iki metre boyunda üç metre eninde sergi açıyor bazen açmıyor bazen dükkanı geç açtığı gibi sergiyi de geç açıyor bazen erken topluyor bunların hepsini ofise girer çıkarken öğle yemeğine gider dönerken falan görüyorsun. Tamam şimdi arabayı park ettin ofise yürüyorsun adam sergi açmış kapının hemen yanına ne yaparsın tabiki sergiye basmamak için çünkü kapının yolunda evet sergiye basmamak için sergini etrafını dolanırsın çünkü yerde ürünler var ve basmak olmaz da. Öğlen yemeğe çıktın ofise geri döndün sen farkında değilsin galiba serginin ölçüleri küçülmüş boyu bir buçuk eni bir metre gibi sanırsan galiba. Ertesi gün oldu park tamam ofis binasına yürüyorsun ama o da ne artık sanırım alışmışsın sergi yokken sergi varmış gibi o serginin olduğu olması gerektiği ama yok ama varmış gibi dolanıyorsun. İşte dostlar böyleyken böyle işte. Bu durum eserin yanlış bilerek kasten alenen yanlış kullanımıdır ve bunlara karşı atadan deden bildiğimiz Allah belanı versin şeklinde içerden(sessiz duymasın) mümkünse ama sıkıntı olmasın dışarıdan söyleyip de evet Allah belanızı versin şeklinde mukabele ediyoruz ve işte bu ekspekto patronustur. Son hayal sürücü.

23.07.2024 20:08 Korkak zorba bilindiği gibi sahnelenen bir oyun değil yani yazarın derdi sahnede oynanması değildir. Bu yazabilmek ya da yazamamak ile ilgili bir iddiadır yoksa sahnede oynayabilmek ile ilgili yazarın bir iddiası değildir. Bilindiği gibi yazarı aslında şair olarak tanımlar kendini ve tüm yazınsal işlerin de şiir den çıktığını bilir ve iddiası budur. Yani iyi bir şair başka iyi disiplinlerde de iş çıkartabilir ve hatta bu disiplinde yazacaklara da naçizane yol gösterir. Teknik olarak bu disiplinde yazmak işi tretmandır ancak sahnelemek tamamen ayrı bir disiplindir ve bu alanda yazarının hiç bir iddiası yoktur. Ama misal bu oyunun nasıl sahneleneceğiyle ilgili kısa bir hikayeyi gayet iyi yazabilirim. Tüm bu konuyu açıklığa kavuşturayım ilk olarak. Şimdi azizcan aşağıya yuvarlanadursun; Burada artık dört beş altı kaç numaradan şaka yapsam gider; misal üç dört saniye boyunca seyircilerin gülmelerine eşlik eden çıngırak sesiyle birlikte seyirciyi dizginleyip; şöyle dersem; azizcan bodrum mu Çeşme mi ya da azizcan elmamı armut mu veyahut; azizcan gazete mi tivitır mı; Fb mi gs mi; sinema mı dizi mi; azizcan şiir mi hikaye mi bu şekilde ikilemelerin hepsiyle seyirciden dönüş alırsın, gülerler ancak konu sadece seyirciyi güldürmek ise evet tam da bu noktadan sonra seyirciyi her şeye güldürebilirsin. Evet dostum senin olayın ne dosdoğrusu felsefen ne bu disiplini kullanarak ne yapıyorsun yola neden çıktın azizcanı neden aşağıya yuvarladın? Olaya sadece güldürmek bağlamıyla bakarsan kesin gülünecek hale gelirsin.

Azizcanı

Harcadın mı

İki gülüşe

Beş bilete

rolekse

Dört tekere

Bi yelkenliye

Sattın mı

Ah canım güneşte yandın mı

Ey yazar senin olayın nedir?

Tüm bu yazma işinin nihayetinde iki bire, üç ikiye, dört üçe hesap verdi mi?

Peki patlayan bigbenk

Aslına rücu edecek mi

Yani yokuz dönüp dolaşıp sıfıra hesap verecek mi

Eğer dokuzu sıfıra yani bigbengi aslına rücu ettiremiyorsan

Sen yine de yaz

Ama

Hobi olarak yaz da.

25.07.2024 16:40 Sevgili günlük, korkak zorbada şaka falan yapmaya çalışıyorum, aslında şaka yapmıyorum:) sadece komik olayları üslubunca anlatmaya çalışıyorum lakin hayatın kendisi trajikomik ve işte trajiyi ayrıp komik kısmını öne çıkartınca gülüyoruz misal haber programlarında inanılmaz komedi dönüyor ama kara komedi; ABD; yahu adamların gerçekten bütün dünyayı vergiye bağladığından haberiniz var mı? Az açın bakın haberlere vallahi öyle ben onların yalancısıyım, hepsi de yalan söyleyecek değil ya. ABD bildiğiniz sadece mürekkep ve kağıt parasına maliyeti bu yani para basıyor ve enflasyon olması gerekirken ki dünyanın geri kalan ülkelerinde durum budur onlarda olmuyor; hey corc şu on bin doları al ve iki milyar dolar bas; tamam patron parayı ne yapayım; bas işte; onu değil patron iki milyar doları; karışşşmaaa. Alsana trajikomik löp löp ortada duruyor. Yanlış anlamayın çini de rusyayı da vergiye bağlamışlar yani; mevzu usd nin rezerv para olması. Ben bundan daha komik bir şey ne düşünebilirim ne de yazabilirim. Ufaktan maviliklere karışabilirim ühüü ühüü…

26.07.2024 11:01 Ya şöyle yapalım mı günlük; corcun iki milyarı doları nasıl harcadığıyla ilgili öyle fazla yaygara çıkartmadan tirajiyi ayırarak bir iki şaka yapayım mı ne dersin günlük?

26.07.2024 10:01 Br kere rezerv parayı bilmeyen eleştirmeyen ne şaka yapsın ne de muhalefet yapıyorum desin ha benim totom o işlere girmeye müsait değil diyorsan sen yine yap ama hobi olarak yap, yok bilmiyorsan da öğren en azından da!

26.07.2024 09:51 Ha yok yok ben hem rezervi hem hobi popi her bir şeyi biliyorum diyorsan su taşıyanım karıncam her bir oyununu bozucam başladık hocam tarafımız belli olsun en azından bakacaazz azizcan bakacazzz(not şiir peşimi bırakmıyor)

26.07.2024 09:31 Sen toplum mühendisliği nedir bildin mi azizcan; hey corcc rezerve ooooo şiiişt bir ki üç….

26.07.2024 08:31 Günlük duyduğuma göre bir kaç ‘rezerve’ karıncanın da dişleri olduğunu unutmuş, hatırlat hatırlatalım müsaitte.

27.07.2024 14:50 Kondüktör Seven’ in dediği gibi sülük ve kenenin rezervuarında sürdürülebilirlik sorununun meksika açmazına ulaşması çok uzun bir zamanı almadı. Peki bundan sonra ne olacak, sorun nereye evrilecek. Bilindiği gibi sayın günlük:) hareketsizlik olsa olsa Tanrıya mahsustur biri tetiğe basacak ve işin cafcaflı kısmı da burada başlıyor hangi ”güdüyle”? Ya da bir güç, ilahi bir güç açmazı açacak ve açmazın açılması demek bir tarafın galip gelmesi demek o ne demek. O şu demek açmazı evinde süt içerek izleyen züpermenimsi zalimlerin artık artık artık o da bir dahaki artık!

01.08.2024 16:05 Son dakika: İran İnsanlığa yapılan bu saldırının faillerinin en ufak bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde bulunacağını ve ispatlanacağını, ulaşılan sonuçların bm ve kamuoyuna eksiksiz sunulacağı hukuk önünde hesabının sorulacağını söyledi.

27.09.2024 08:41 Bağzı yazdıklarımın anlaşılmadığı yönünde izlenimler alıyorum ama zaten anlaşılması istenen yazılar fakat anlaşılmamışlar onun için bu günlükte ek açıklamalarla yazılar o yazıyla ilgili bağlamlar yani kendimin bakış açısını daha iyi ortaya koymak için anlaşılsın vesselam. Şimdi bengbeng yazımda aslında dil betimlemesi yapmaya çalıştım yani 29 harf ile yapabileceğinin yazabileceğinin sınırı olmaması meselesini şeyettim ya da meye çalıştım. Yani bu gözle okuna. Galiba terimi indirgemek olmalı dil felsefesi anlamında. Ya!

28.09.2024 11:03 Şimdi misal kabul de cemilenin sahnesinde ve takip in geneline yayılmış ve özellikle 18. bölümünde ses ontolojisi üzerine göndermeler var. cemilenin karnındaki doğmayı bekleyen çocuk kulaktan duymaktadır yani duymaktadır ama görmemektedir gözleri açık olsa bile koca bir karanlık ve bence buna görmek denemez bildiğimiz görmek bu karanlığa denk düşmez ancak duyduğu kesindir yani bu böyledir ana karnında duyar doğacak olan bebekler anlamasa da duyar ve tepki verir. Bu yeni bi şey değil bi ses ontolojisi kitabı alın bunlar yazar zaten. Duymak görmekten daha eskidir ve daha anlamlıdır, insan için bu böyledir ki tüm Dinler tarihi de bunun üzerine kurulmuştur. Neyse görmeden duyarak anlamaya başlarız. Ve duymak insanı kaç yaşında olursa olsun bağlar misal bir şey düşün o da nesi dışarıdan bir korna sesi mi geldi evet geldi ve düşüncen o korna sesiyle bölünür ama düşünürken bir yandan da eğer gözün açıksa bir şeyler de görürsün çünkü gözün açık ama bu seni düşünmekten alıkoymaz yine de düşünürsün ve gözünün gördüğü düşünceni bozmaz düşünmeye devam edersin ve bu bence bir nevi körlüktür. ama ses öyle değil düşünceni keser ve duyduğun sese göre düşüncene kocaman eliyle o duyduğunu sokar. Bu körlük işte yok mu bu körlük yazarın baş düşmanıdır. Bu körlük ile savaşması gerekir yazarın. Zaten bir yazımda da melodi demiştim şiirden bahsederken ki şiir bilindiği gibi melodiyle yazılır şiir okunmaktan çok söylenmek için yazılır dimi. Ne demişti bir şair; sen her yazını şiir gibi melodili yazabilir misin abidin?

29.09.2024 15:33 Derzoncuğa göre bu bir oyun değildir en azından bizim oyunumuz hiç değildir hayatın ta kendisidir ve yapacak bir şey kesinlikle yoktur… inatçı çerçeve. Evet inatçı çerçevedeki vazo. Bu derzoncuğun bakış açısıdır bunu baştan söyleyeyim. Ve bilindiği gibi bunun bir başka adı vardır Zorba Ekol. Olaya bu açıdan bakın anlamak için, istiyorsanız tabi. Bazıları vazo yok ki hiç olmadı diyebilir benim favorim ise çatlaması hatta kıllı kolun onu kırması sahnesidir, neyse. Kermit tuvanay’ın dediği gibi ben ne işe yarıyorum diyebilir insan ve mevzu da ben işte. Sen sensen yani sahipsen bu bigbengin bir sahibi olamaz mı, derzoncuğa göre olur ve hatta aşağıda ne varsa yukarının yansıması gibidir ve dediğim gibi bu sapına kadar Zorba Ekoldür. kusmukda bunu anlatmaya çalıştım ve bu dışavurumdan başka bir şey olmamalı bence ve bu da ihtiyaçtan gelir ve yine dediğim gibi derzoncuğa göre yukarıda ne varsa aşağıya yansır öyle ya da böyle ve zaten derzoncuk buna şahittir kendi dediğine göre…. Ya aslında burada kafiyi anlatacaktım yazım çizim işiyle uğraşanlara, kelimeler göründüğü kadar kolay ve masum şeyler değildir da!

17.10.2024 08:53 Şimdi bazıları şöyle diyorlar ‘nasıl yazıyorsun’ evet böyle lapadanak diyorlar, bunu anlattım ama tam anlaşılmayınca derdimi günlüğe zerk ediyorum, zerk derken ulan yazdığım anlaşılmıyor mu acaba hissinin zerki yani. Konuyu bir şekilde buluyorum bu şekil ise genel de şöyle oluyor ‘la ben daha iyisini yazarım’ evet böyle, yani bunun altında öyle ulvi meseleler yok yani, bildiğin sidik yarışı gibi, yani bende böyle gibi başkalarını bilmem. İşte meseleyi bulunca misal siyasi hikaye. Şimdi bunun bendeki karşılığıyla ulvi meseleyi örtüştürüyorum diyorum ki zorba ekol çerçevesinden bu nasıl durur. Buraya kadar özetlersek hatta formüle edersek ulvi mesele+zorba ekol=hikaye. Şimdi adam çıkıp diyecek ki zorba ekol derken:) Efendim bildiğiniz gibi benim bi ekolüm var, bu ekol bana nasıl bakacağımı nasıl anlatacağımı ki burada özü taşıyıcı tarzım da devreye giriyor konu hikayeyse benim kolayıma sinopsis geliyor evet kolayıma çünkü şekil baskısını hikaye bazında en az burada hissediyorum bu da ulvi yani. Şiir de olur ama hikaye istedim bu sıra, öyle yani, tekrar formül ulvi mesele+zorba ekol+tarz= eser. Şimdi diyecek tamam ama nasıl bağlıyorsun ya nasıl anlatıyorsun nasıl karar veriyorsun benim de cevabım mesele+zorba ekol+tarz= eser ama bilindiği gibi yetmiyor adama. Şöyle diyeyim bu mantık işidir bakış açısı zincir işi yani benim zihnim ne kadar berrak ise zincir de öyle iyi olur, kopmaz ya da iliklenen düğmeden gidersek yanlış bağladığım düğmeyi görür düzeltirim yine buna en iyi daha iyi örnek matematiktir. Kim 2+2=4, 4*4=16, 16/2=8 değil diyebilir yani bu mantıktır bu böyledir. Biraz da yeni hikayenin kasnağından bahsedeyim dimi; Bu konuya bakış açısını oldukça daraltacağım zira siyaset zaten her yerde; misal sokağa çıktın, sokak sokak olması için bir irade lazım yani belediyenin onayı ya da caddeye çıktın o caddenin cadde olmasını sağlayan iradedir yani biri birileri orada cadde olmasını istemiş yapmıştır, bu bile siyasidir ya da bakakla girdin çikolata alcaksın o çikolatanın ambalajlanması raf ömrü ya da üretim kararı bunlar hep siyasettir alacağım çikolayatı seçtin kasaya gittin ki kasayı bile vergi dairesinden izin almadan alamazsın nerede kaldı izin almadan dükkan açmak, parayı aldın eline bu hep zaten siyaset; demem o ki siyaset bizi kuşatan iradedir ve iyi ki vardır; hani bir komedyen dediği gibi “jandarma olmazsa köylü birbirini s….. ö…..” kib by. (araştırma konusu: köyde nasıl yol yapılır/açılır. la bi araştırın ya da istimlak nedir)(insanların bir arada yaşama isteği/nedeni ve sözleşmenin doğuşu ve irade)(büyük irade küçük irade mi)

19.10.2024 10:01 Tazyike başladık hayırlısıyla, yukarıdaki irade mevzusu yani. Şimdi birileri çıkmış ya duyuyorum şöyle diyorlar geçmiş gelecek Filan bunlar bilindik taktikler deyip bana abuk yapıyorlar yahu ne yapalım zamansız mı yazalım yazıyı. Öyle yazılsa zaten öğrenirdin benden yazmıştık çoktan. Üç zamanlı kurmaca(bu terimi şuan uydurdum) ben bulmadım bunu tamam kurmacada zamanı da ben bulmadım ama ehee:) ne yalan söylim benden iyisi şamda kayısı:) neyse, şaka bi yana bu traz kurmaca 1 uzun soluklu işler için çok uygun yanlış yapma riskin yok aşağıda demliyorsun mayalıyorsun hop yukarıda gövdelenmiş olay 2 gizemi örtüyü her an koruyorsun 3 izleyen okuyan kendi belleğinden boşlukları dolduruyor ama üçün şöyle sıkıntısı var hedef kitleyi çok iyi bilmen lazım gelir. takipte kalın:)

19.10.2024 19:51 Tanrı ol dedi ve oldu; Yaban yavan ya da başlangıç; Bu tanrının bize ilettiği ilk iradesidir ve bu manada hepimizin hakkından gelecektir ancak tabiki payımıza düşene öyle ya da böyle bizi razı edecektir; Kimse kimseyi kandırmasın boşuna, bu konu başlı başına başka bir başlık altında yazı olabilirdi ya neyse artık olanlar oldu; İnsan bu oluştan kaçamaz la bu mayamızda var da; Ancak yine ilahi bir şaka olacak ki irade kendisini hep güzel bir kılıfta sunar bize ki zaten kozmosta bu değil mi he! Neyse ne tekrar ediyore kimse kimseyi kandırmasın had bildirmek sadece bir oluş meselesidir.

04.11.2024 17:16 Sonbaharın sonuna geldiğimiz şu günlerde:) yaa neyse abi! ama söyleşiyi bence iyi bitirdik aslında daha da yazardım son söyleşide kaldığımız yerden devam ederdim,, attım kafaya hepsi burada lakin tadında bitti hissi galip geldi bende,, yeter da:) Şimdi radarıma tazyiki tam koydum biraz hızlanabilirim gibime geliyor ama gün dörtte açarım dediğim hikaye sanırım altıya uzar arada günlere düzeltme/ekleme gelir koyu fontta. Nohut çıktı söyleşiden zaten benim hedefimi bilen bilir:) mevzuyu tek kelimeyle daha da iyisi mimikle:) gibi işte… Ha! nohutu bi de menfez gibi bir resme bağladım mı(olur oookadar) yeme de yanında yat sabah yersin şekerim ne olacak:) yani… Yalnız şimdi bunları yazarken bende enteresan bi özgüven hissediyorum hayra alamet olsun inşallah. Konuya döneyim tazyike ye ama şimdi şöyle bi durumda var ne yazsam inatçı çerçeveye takılıyor gibi hissediyorum bildiğiniz tekrar yani benim tekrar yani ama kendime de güveniyorum(ahahaha) nasıl söyleşiden nohut çıkardıysam çerçeveden de menfezi çıkarmıştım,,, oluyor yaa!:) sobayı da unutmayalım haaa! tazyikde şöyle bir durum var yazan bilir hele böyle üç zamanlıysa sıkıntı çok, şimdi bir yazdığım diğer yazdığımı bağlıyor yani çerçeve koyuyor oysa şiir öyle değil, üç farklı zamanda çerçeve koymak buna da büyük bir çerçeve koymak orada kağıdın gizini sezdirmek falan,,, yaa zor işler abbbii!

07 11 2024 11:31 Tazyik/Başlangıç tamam,,, Daha fazla tadını gazını kaçırmadan burada keseceğim,,, Devamında gün altıya uzar uzayınca da bu sefer alinin kaçışına gireceğiz mecburen şimdilik yeter yani,, attım kafaya,,, beyin bedava:)

09 11 2024 15:07 Hemen yukarıda Tazyik/Başlangıç tamam,,, yazmışım hatta gazını da kaçırmayayım diye devam etmişim,,, Şimdi bağzı duyumlar alıyorum “hehe tadı kaçmadı gibilerinden bişe anlamadık aynen aynen” gibi şeyler,, İmdi benim üçlü zaman anlatımın nedeni bir kere uzun soluklu bişe yapmak ve bunu yaparken de başlangıç hissini ağırlığını en aza indirmek,,, sonuçta bu bir hikeye ya da sinema filmi neyse artık ama dediğim gibi esas amacım bu yan başlangıç ağırlığını hafifletmek ve buna hakiki bir görünüm kazandırmak misal az önce lazımı tamamladım, adamlar restorantta yemek yerken başladılar hikayeye hatta diğeri kapıdan girdi öbürü oturuyordu,, ya bu biraz yavan bir his veriyor bana yani öyledir ben masaya adam oturmadan önce neredeydiyi merak ederim böyle durumda dikkatli okur buna böyle bakar ya da yazan adam o masada ilk oturanı ya da sonra gelen adamı yazarken kafasından iki kişi geçirir duruma uygun iki kişi yani gerçek hayattan birileridir bu,, a kişisini gerçek hayattan öyle yada böyle tanıdığım kişi olarak düşünürüm b kişisini de aynı şekilde yani adamlar masaya otururken geçmiş izlenimleriyle benim kafamda var ama okuyanda bu yok eğer bir tiyo vermediysem bu böyledir. Misal roman yazarken o kahramanların habitatları detaylı verilir çoğu zaman ki bu boyu görünüşü falan gibi detaylara da girerek verilir yani bir yolunu bulur yazar lafı buna getirir,,, şimdi kısa hikayelerde böyle tasvirlere imkan kalmaz çoğu zaman işte bu yavan kalmışlık hissini ben yine kişi tasvirine girmeden kişi hikayeleriyle doldurmaya çalıştım zaten mekan tasviri de genelde yapmıyorum ama çok pis yaparım:) ha ve başka yazılarımda bunu görebilirsiniz zaten… Neyse yani bu taslak tarzı hikaye ya da tam söylenişiyle sinopsiste durum budur zaten bilen bilir ama benim amacım yine de aslında bir taslak bitirmek değildir zaten son zamanlarda bitirmiyorum hikayeleri görüldüğü üzere,, bazen hakikatten gazı kaçmasın duygusu ağır basıyor ve yazmıyorum da ama dediğim gibi asıl mesele aslında gazı kaçmasın da değil şimdi ben bu tazyiki istediğim yere getirdim rakı masası bence çok iyi bir yer yani bu hikayeden merak edilen bir şey kalmadı mı bence tam yerindeyiz vallahi ben bile meraklandım ha! ali ye bağladık gibi görünüyor kaçışı ama bir sahne daha koyup durumu diğerleri için de aynı hale getirebilirim kaldı ki bir sürü akıbeti bak burası önemli kendi zamanlarında yani akıbeti belli olmayan bir sürü durum var misal arhavideki çatışmanın akıbeti tam belli değil tamam bişeler belli gibi bazı zamanlarda ama tam değil sonuçta ya da hilmi ve bora nasıl gidiyor helsinkiye hangi ruh hali içindeler öyle tereyağından çekilen kıl gibi kolay mı gidiyorlar tam belli değil bu,, mehmette de durum böyle ama tüm bu merak uyandıran ve aslında yazarın bir kaçış yoludur da bu yani tüm merakları odağı alinin üzerine çektik rakı masasında. evet bu yazar kaçışıdır ha:) Hikayeyi okuyup kaçış konusunda meraklanmayan varsa var ya ben onu:) neyse!. Neden mi bu kadar iddialıyım kaçışta, yahu kardeş sen böyle bir tespit gördün duydun mu daha önce(bağlamıyla),,, bence duymadın evet merakın konusu bu tespittir ve ben sadece bu tespit için bu hikayeyi yazdım bile diyebilirim vallahi derim yani. Ha bu tazyik yani uzun soluklu bi hikaye başka iyi şeylerde çıkabilir ama bu hali bile artık türevde iyi işe yaracağını gösteriyor,, ben bunu çok kullanırım amaaa güzel kullanırım ha yine misal tayindeki kabulü yedirmem gibi. Bu böyledir ha misal türev için çok kolay bir ip ucu wc deki vakıf başkanını adını sanırım yazmadım:) belki de mehmetttir:) bu böyledir ama başka şeyler de çıkacaktır muhtemelen, takipte kalın:)

13 11 2024 08:40 Bak aklıma ne geldi yine süper mesela şöyle bi kanun çıksa ve dese ki belediyelerin yaptığı tüm kültürel sanatsal etkinliklerden etkinlik bütçesinin %10 savunma sanayi bütçesine aktarmak… Savunma sanayi demek hayatın kıymetini bilmek demektir hayat yoksa güvende değilse falan işte sağlı sollu…

14 11 2024 15:34 Evreka! Şimdi ben matematiği gerçekte pek bilmem ve bu gerçek ancak mantığım iyidir ve matematik mantıktır,,, matematik derslerine pek odaklanamadığım doğrudur:) Şimdi dünyada ,,, yok yok bulunduğun bir yerde evet kalk ayağa bu bulunduğun yer şimdi bir adım at ve dön arkana bak mesafe almış mısın,,, aldın,,, tamam şimdi bin bi uzay mekiğine,, ya bin bin,, git aya sonra bak arkana,,, mesafe almış mısın,,, aldın da işte dünyadaydın şimdi aya geldin,,, şimdi buna nohut bağlamında bakalım,,, nohut içine içine moonwalk yapıyor yani yoğunlaşıyor gibi ya da nohut işte tamam mı,,, nohut karşısında biz şimdi dünyadan aya misal 10 saatte vardık ama şimdi dünya ile ay arasındaki mesafeyi nohutun ışık hızında şeyettiğini düşünelim yani ışık hızında gitse idik aya misal 1 salisede varacaktık,,, eee! ne oldu şimdi,,, bilinen en hızlı şey ışık hızı ve bundan hızlı gitmek imkansız gibi,,, tamam,,, peki şöyle düşünelim şimdi nohutun sınırına bir şekilde hokus pokusla vardık ve oraya hemen nohutun çeperine ışık hızında bir mekik şeyettik,,, mekiğin manzarası nohutun çeperi bu tamam,,, peki mekikte biri pırtlatırsa kokusu buraya gelir mi bence bu önemli ve bence de gelir,, yani mesafe yok demeye çalışmıyorum ama bakış açısında mesafeli olmalıyız mesafeye ve evet mesafe var ama bedene, nesneye; sonuçta ışık hızında giden aracın içindeki için zaman duruyor misali bir şeyler deniyor ama filmleri de var mekiğin içindeki yaşlanıyor biyolojik saat işliyor yani. Bu minvalde konu hakkında çok mesafe kat edemedim farkındayım ama zamanın mesafe bağlamında olmasa da nesne/can üzerinde amortisman/tükettiği uyguladığı gerçek. Bu da şu demektir nesneye mesafe var ama ruha yok yani canlılar için diyorum ya da biyolojik varlıklar işte şeylere yani var; ve ruh nesnenin tamamlayıcı parçasıysa eğer canlılardan bahsediyorum burada; zamana sadece fizik olarak bakmamak gerekir; ruh nesneye bağlanmış da olsa can olduğu sürece ruha nesneden hariç olarak düşünülürse mesafe yok ve mesafe yoksa ruha bu bağlamda zaman da yok; hepimizin bildiği gibi yalan dünya:) yani gerçek ruhtur; nesne ruhun bir süre için bağlandığı şeydir; ruh özdür; diğer şeyler işte yalan dünya:) ama sonuçta iki kere iki dört ediyorsa şeyler için alınacak çok mesafe vardır demektir ki uzay mekiğini zaten nohutun çeperine park ettim:) peki dört şey mi sadece yani ruhu yok mu; işte:) günümüz bilimcileri dördün ruhunu unutmuş gibi ya da dörde ruh “katan” işi çözer da! çeper manzarasında kahve içilmez mi şimdi:)

16 11 2024 16:56 Şaka yönergesi değildir bitti ha! buradan duyurayım zaten fazla bile yazdım dimi ya! da mesaj tamam dı ama tutamadım kendimi:) ama yine dimi ya! tadında bitirdim bence, ama söyliyim içimde kalmasın, uzatır:) boğazda da köprü yaparım:) kaç metre sonuçta:)… kimo!

15:30 19.11.2024 Be o Ka:) Türev integral bizim işimiz:) Fazla açık edecek gibi de yazmıyom yani:) Ama önemli olan yapabilite:) Tıkanık gider kavramı yok biz de:) Kobra da En az 3 sayfa sağlam bi sekansım var ama kestik burada:) 3 sayfa çarpı üç dakika yapar gibi,,,

15:01 23.11.2024 Galiz Doğan sevildi galiba duyumlar öyle:) Aslında bu tarzı dimi de türbülansta da denemiştim,, bir çeşit kafiyeli uyaklı sinopsis hikaye gibi diyebiliriz,, özgün bi tarz:))) kafiye hep daha iyi geçer insana ama! okunduğu kadar kolay değil ha böyle yazmak onu da hatırlatayım:)) hikayeyi beğendirme çabasının şiirle melodiyle birleştirilmesi diyelim,, bilindiği gibi video da iyi değilim:))

10:35 27.11.2024 Bana göre tabi, ha bu arada selamlar herkese:) Ya şiir yazamayan bişe yazmasın:) Kozmosta aslında şiirdir,, Misal Ayı düşün, ne geldi aklına birileri gitmiş bayrak dikmiş dimi ya da marsı düşün ne geldi ya çekinme söyle,, yazık adam tek başına kalmış ama kurtaracaklar,, bak bu iş böyledir ya da daha iyi örnek ehe! deyince ne geldi aklına dimi ya :)) bu iş böyledir ama demem o değil harbi ayı düşün,, arada ne var yani seninle aranda? koca bi boşluk sanki ama tam öyle de değil görünmez bi atmosfer ama solunur sonra solunmaz kara bi boşluk bak bu şiirdir arada ki boşlukları sen doldurursun bu böyledir olaya böyle bakacaksın şiir budur yani,, mars demiştik aynı atmosfer ama daha uzak bi de sanırsam arada göktaşı fırtınası diyorlar artık neyse ne yani o boşluğun matematiğini çözemezsen olmaz o işler da! Boşluklar şairin işidir işte:))) zaten bilindiği gibi ilk yazınsal sanat şiirdir adam yazmayı bulmuş sonra şiiri kondurmuş ama yazma işini muhtemel ticari kaygılarla icat edilmiştir ama olsun sonra şiir yani uzamı yazıya geçirmek ama estetik ve arkaik. Boşlukları insanlar nasıl doldurur? Yok öyle değil bi sulandırmayın:) Boşlukları insan arkaik doldurur mevcut bilgisiyle, belleğiyle bu böyledir ve projeksiyon yapar ardından, demem o ki insanların boşlukları nasıl dolduracağını bilmenin yolu hatta öğrenmenin yolu şiirdir zaten şiir koca bir boşluktur okuyan oradan bir tad alırsa hatta senin vermeye çalıştığın lezzetse o iş tamam. Her uzam yanında koca bir boşluk ile belirir şu yazılan satırlar da öyledir, boşluğu yönetme işidir şiir ilk başta şiir sonra diğer yazılanlar. Tabi uzam da aslında bir nesne olması yanında gerçekte bir izlenimdir tüm işi budur yani bırakın atomu kuarkı tüm işi izlenim oluşturmaktır, duyulara hitap eder, yani şiir izlenim yönetmektir, iyi bağlantıdır…

17:48 27.11.2024 Bi itirafta bulunacağım zorba ekolün tabı zorba ekolün mucidine göre:) inatçı çerçeve ve menfez dir,,, Ben ne yazarsam yazayım bu budur ama başkaları ikisi de .ok gibi diyebilir okey sıkıntı yok yani,, Ancak diğer yazılanlar zorba ekolün bu yukarıda bahsettiğim şeylerinin daha da anlaşılmasını sağlar misal dimi olmasa inatçı çerçeve anlaşılamazdı ve inatçı çerçeve olmazsa menfez,,, ve sonradan yazacaklarım da yine bunları besleyecektir çünkü zorba ekolün önermesi budur. Ancak şöyle bişey olsa misal birisi senin galiz doğan a talibiz verdim gitti kaşeye bakar kolay işler:)

10:03 07.12.2024 Bizim coşkun yanlış şakacıya çattı kafasına bir kaç dikiş atıldı ama coşkun işte bu ufaktan alışıktı,,, E tabi şişe de tanıdık tı:) neyse,,, şöyle fantastik bi hikaye yazasım var lakin fantastik fantastik,,, bazı yazılarımda alt yapı da var,, sıkı takipçilerim bilirler:),,, şöyge gangdayflı saruhanlı,,, türevli mürevli işte,,, bi de ajanlı ördekli falan,,, bu arada alinin kaçışı da kafamda taslak olarak bayağı bi yere geldi,,, bikaç detay var,, sana bişe diyim mi tüm kaçışları unut yani o kadar diyorum,, katmanlı katmer gibi çalışmaması olası bile değil…

21.12.2024 16:59 Edebi metin yazanlara çoğu kez neden yazıyorsun diye sorulur,,, neden olmasın ki,,, ama yazmaktan belki de çok neden okuyorsun sorusu sorulabilir,,, okuma,,, ya da oku,,, neden olmasın,,, bi kere yaza bilmek yeterliliği önemli öyle ya da böyle kendi tarzını oluşturmak önemli,,, edebi bişeler yazıyorsan ortaya bir önerme koyabilmek önemli,,, neden okuyorsun?,,, okumaya değerdir,,, eğlendiriyordur,,, sorgulatıyordur,,, meraklanıyordur,,, ben yazılarımda, çoğu kez aldığım geri dönüşler; eğlendirenler eğlendirdiği için pek olumsuz tepki almıyor,,, yeni bir bakış açısı ortaya koyanlar duruma göre yazı hakikatten iyi de olsa önermesi hayat görüşüne ters ise okuyandan olumsuz tepki alabiliyor, bunu hissediyorsun yani,,, okuyan yazı iyi de olsa reddediyor önermesini, olabilir,,, önemli olan yazının iyi olması şekli ve içeriğiyle,, varsın reddetsin ama akıllı reddiyeci öyle ya da böyle gerçeklikten yani hayatın kendisinden kopmadan reddiyesini açıklayabilmelidir bence yani reddediyorsun ama hangi argümanla? Bu önemli tabi dediğim gibi bence,,, Başta sorulduğu gibi neden yazıyorsun; okuyorlar,,, ben şimdi sabah akşam yazayım bu devirde yazdığını yayımlamak imkanları internet dolayısıyla sınırsız eğer yazı iyiyse bu okunur ve devam yazıları merak edilir,,, bir şekilde bu geri dönüşü alırsın iyi ya da kötü,,, Yani bu devirde edebi eser yazana neden yazıyorsun sorusuna cevap merak ediliyor ve okunuyorlar,,, okunmaya değer olduğu için yazmaya devam ediyorum bir cevap olabilir ama dediğim gibi bu devirde bunu anlarsın,,, yani mal mısın da okunmayan bişeler yazasın ama o da olabilir yani bilemedim:) Ve tabi ki bu okunma durumu yine bu devirde takip etmek gibi ve sayılabilir bir veri de sağlıyor yani bunun karşılığın da ekonomik olarak alırsın bu hayatın olağan akışına uygun bir durumdur bunu piyasa değerlendirir ve değerlendirmelidir de piyasa böyle işler,,, sırf bunun için de yazılabilir ama bu bence yani ekonomik nedenlerle yazmak kısır bir ürün ortaya çıkarmaya ve sonunda merak edilmeyen birisi olmana da yol açabilir,,, Bu şu demek değildir ama ekonomik amaçla yazmayı reddediyorum,,, Mesela şu daha iyi olabilir; yazdıklarım ekonomik karşılık buluyor evet bu kesinlikle daha iyidir,,, şimdi bu tuhaf siteyi bir ürün olarak değerlendirir sek sitenin kendi tarzında yazılanların tümüyle beğenilmesi beklenemez ama yeni yazılar merakla beklenebilir site tıklanabilir tıklanan site iyidir:) edebi yazılar için diyorum tabi,,, Bence artık doğru soru:) seni neden okuyorlar olmalıdır,,, yazmak ve yayımlamak neredeyse bedava:) bu durumda neden yazıyorsun sorusu ucuzluyor,,, okuyorlar mı kardeş sen ondan haber ver ha! hatta neden okunduğu da önemli olmayabilir,,, ama okunmanın yolu şunlar olabilir 1 iyi, hatta imkan varsa yeni önerme 2 bilindik tanıdık herkesin kullandığı kelimelerle bunu ifade edebilme 3 şiir yazamıyorsan bu işlere hiç girme 4 bakış açısı, mümkünse özgün olsun,,,, sen yine de beğenme ama tıkla da!

17 02 2025 10:47 Müzik konusundaki cahilliğimin iyice ayyuka çıkmasını sağlayan bazı sosyal medya kullanıcılarını buradan selamlamak isterim:)) yahu bu arnjman mıdır kavır mıdır ne .ok ise işte,,, yahu bu yüzsüzlük nedir arkadaş,,, lan dinlediğimiz çoğu şarkı bildiğin arak mış ya:) olm müziğin özü zaten sözden çok melodidir,,, sen al başkasının melodisini yaz bir iki söz ver iyi bir sese,,,, ya bu nedir olm şaka mısınız siz,,, çalışması zor bu arak işlerin artık istenen etkiyi yaratmaz bence,,, aklınızı başınıza alın da özgün bi melodi çıkartın kardeşim nedir bu yüzsüzlük ya! oha lan,,,, olmaz olsun böyle sanat:),,, yani şuna güvenerek mi sanat yapıyorsunuz: lan bunlar duymamıştır şarkıyı dusya da anlamamıştır sözleri,, kulağı da bu farkı çıkartacak kadar keskin değildir,,, ya hepimiz bir dil konuşsak(kesin anlarız arak melodiyi böyl olsa) senin sanatın falan kalmıyor ha! haberin var mı,,, ula dana sanat dediğin yaratıcıktır bu konuda,,, kopy past nedir ya! vallahi şaka gibisiniz….

19.02.2025 10:48 şu di mi biraz uzadı yazamadım, sebep şu ki sekansın kapanışı öncesi bi şakam vardı “orduya batman geliyor” minvalinde ama vazgeçtim onun yerine daha geniş zamanlı bi şaka dizayn ediyorum ve ettim gibi az kaldı attım kafama zaten bedava,,,

06.03.2025 14:35 O di mi’nin son sahnesi en azından kafamda bitti gibi pek yakında yazıya dökerim,,, benden fabrikasyon iş bekleyenlere nanik yapar takipte kalmanızı arz ederim:)

11.03.2025 15:23 Hani çok beğenilen ‘Hop’ lu hikayeye bi devam yazabilirim,, dediğim gibi çok beğenildi yazı ve yapacağım eklentiyle iki şey olabilir,,, 1 kendi kendime nazar edip bu çok beğenilen hikayenin devamını tırt getiririm olmadı silerim eklentiyi:),,, 2 ulan buna da devam yazdın hem de iyi ha! dedirtip nazarın bir üst versiyonuna geçerim:)

13 03 2025 09:07 Dedi ve yaptı;) hop fena olmadı ama daha istediğim yere varamadı ama,, ama yolu yarıladı gibi,, ilhamı bekleyeceğiz devam etmek için ama,, ama nereye varacağımı,, attım kafaya,, zaten bedava;)

22 05 2025 11:53 Obaa! bayağı olmuş yazmayalı ama işim gücüm vardı ayrıca gündemde bayağı yoğundu bilindiği gibi,,, döndük yazmaya hem de ne dönüş= TUĞLALAR= evet romana başlıyorum çok kalın değil ona göre! pek yakında buralarda. Hakim bakış açısıyla olacak haliyle tabi… Takipte kalın:)

24 06 2025 17:11 Roman dediydin ama bu hikaye sanki zorlarsak o da:) Bu sıra böyle çınlıyor kulağım, Ha! sanki yazsam şöyle iki yüz sayfa sanki okuyacak! Neyse, birinci bölümü bitirdik hayırlısıyla sıra ikinci bölümde fakat üçü nasıl bağlayacağım onu ben de merak ediyore :p

23.01.2026 17:26 Geçiyor be günler, re re mi re re mi 🙂 bak şimdi bu şiiri çettcipitiymiş cortanaymış falan diğerleri de çok beğendiler,, sordum detaylı tabi, neyse iyi bunlar ve ben de gaza geldim tatatatannn (La’nın Hikayesi) gelir mi ya bu da çıkar mı acaba şöyle müzikli ritimli falan ya da bilemedim artık bi biçimde yani,,, takipte kalınn:)